Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü,...
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, Ordu-Giresun Havalimanı’na ait uçak, yolcu ve yük istatistiklerini resmi olarak kamuoyuna duyurdu. Açıklanan veriler doğrultusunda Ordu-Giresun Havalimanı, yılın ilk 7 aylık döneminde toplam 667 bin 156 yolcuya hizmet vererek bölgedeki hava ulaşımının önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürdü.
Açıklanan istatistik raporunda, havalimanındaki uçuş trafiği ve yolcu hareketliliğine dair ayrıntılı bilgiler paylaşıldı. Yılın ilk 7 aylık periyodunda tesis genelinde gerçekleşen toplam uçak trafiğinin ise 4 bin 297 olarak kayıtlara geçtiği bildirildi.
Ordu-Giresun Havalimanı ilk 7 ayda toplam 667 bin 156 yolcu ağırladı.
Temmuz ayında iç hatlarda 98 bin 668, dış hatlarda ise 4 bin 513 yolcuya hizmet sunuldu.
Yılın ilk 7 ayındaki toplam uçak trafiği 4 bin 297 olarak gerçekleşti.
Temmuz Ayı Yolcu Rakamları Açıklandı
Ordu-Giresun Havalimanı 7 Ayda 667 Bin Yolcuya Hizmet Verdi (Kaynak Görseli)Ordu-Giresun Havalimanı 7 Ayda 667 Bin Yolcuya Hizmet Verdi (Kaynak Görseli)
DHMİ tarafından paylaşılan verilerde, sadece temmuz ayı içerisindeki yolcu ve uçuş rakamları da detaylandırıldı. Temmuz ayında iç hat seferlerini tercih eden yolcu sayısı 98 bin 668 olarak kayıtlara geçerken, dış hat seferlerinde ise 4 bin 513 yolcu seyahat etti. Böylece temmuz ayındaki toplam yolcu sayısı 103 bin 181 seviyesine ulaştı.
Yaz döneminde yaşanan hareketliliğin etkisiyle birlikte temmuz ayında kaydedilen bu istatistikler, Karadeniz bölgesindeki hava ulaşımına yönelik talebi gözler önüne serdi. İç hatlardaki uçuş trafiğinin yanı sıra dış hat ulaşımının da seyahat eden yolcular için önemli bir alternatif sunduğu görüldü.
Yılın İlk 7 Ayında Uçak Trafiği ve Genel Durum
Ocak-temmuz dönemini kapsayan 7 aylık istatistiksel değerlendirmelerde, Ordu-Giresun Havalimanı’nın yolcu ve uçuş sayılarındaki genel durum netleşti. DHMİ verilerine göre, 7 aylık süreç boyunca havalimanından faydalanan toplam 667 bin 156 yolcunun yanı sıra pisti kullanan uçak sayısı 4 bin 297 oldu.
Bölgede ikamet eden vatandaşlar ve seyahat eden yolcular açısından stratejik bir konuma sahip olan havalimanı, açıklanan bu resmi verilerle birlikte bölge ulaşımındaki yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Yetkililerce duyurulan uçak, yolcu ve yük verilerinin düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmaya devam edeceği belirtildi.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Ordu-Giresun Havalimanı yılın ilk 7 ayında kaç yolcuya hizmet verdi?
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) verilerine göre Ordu-Giresun Havalimanı, yılın ilk 7 aylık döneminde toplam 667 bin 156 yolcuya hizmet vermiştir.
Soru: Temmuz ayındaki iç ve dış hat yolcu sayıları ne kadardır?
Temmuz ayında havalimanında iç hatlarda 98 bin 668, dış hatlarda ise 4 bin 513 olmak üzere toplam 103 bin 181 yolcuya hizmet sunulmuştur.
Soru: İlk 7 ayda toplam kaç uçak trafiği gerçekleşti?
Açıklanan verilere göre, ilk 7 aylık dönemde Ordu-Giresun Havalimanı’nda gerçekleşen toplam uçak trafiği 4 bin 297 olmuştur.
Söke ve Kuşadası ilçelerinin içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere inşa edilen Sarıçay Barajı, gövde yüksekliğinin %92 seviyesine ulaşarak su tutma aşamasına yaklaşmıştır. Barajın sol sahilinde kot 110,40, sağ sahilinde ise 108,40 metreye ulaştığı, kalan 7 metre ile tamamlanacağı bildirildi.
Barajda şu anda 232 çalışan 7/24 hizmet veriyor; projenin son durumu AK Parti Söke İlçe Başkanı Mehmet Saki Oğuz ve Söke Belediye Başkan Yardımcısı Necmettin Aka’nın katıldığı gözlem gezisiyle yerinde incelendi. Su tutma kararı ise Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından verilecek olup, kesin bir tarih henüz açıklanmadı.
Baraj gövdesi %92 seviyesine ulaştı, tamamlanması için yaklaşık 7 metre kaldı.
232 kişi 7 gün 24 saat çalışıyor, inşaat hızı kesintisiz sürüyor.
Su tutma izni DSİ tarafından verilecek, tarih henüz netleşmedi.
Barajın Teknik Durumu ve İnşaat Süreci
Sarıçay Barajı’nın Gövdesi %92’ye Ulaştı: Su Tutma Yakın (Kaynak Görseli)
Yüklenici firma yetkilileri, barajın kotunun -7 seviyesinden başladığını ve toplam gövde yüksekliğinin 118 metre olduğunu belirtti. Şu anki ölçümlere göre sol sahilde 110,40 metre, sağ sahilde 108,40 metreye ulaşılmış, bu da gövde yüksekliğinin %92’sine denk geliyor. Kalan 7 metre, beton döküm ve yer şekillendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla sağlanacak.
İnşaat sürecinde gece gündüz çalışılması, projenin planlanan takvime uygun ilerlediğini gösteriyor. Çalışan sayısının 232’ye çıkması, hem iş gücü hem de ekipman yoğunluğunun arttığını işaret ediyor. Proje yönetimi, inşaatın güvenlik standartlarına uygunluğunu denetlemek için periyodik denetimler gerçekleştiriyor.
Su Tutma Süreci ve DSİ’nin Rolü
Barajın su tutma aşamasına geçebilmesi için DSİ’nin onayı şart. DSİ, barajın yapısal bütünlüğünü, su sızıntı risklerini ve çevresel etkileri değerlendirdikten sonra nihai kararı verecek. Yetkililer, net bir tarih vermekten kaçınırken, su tutma koşullarının oluştuğu anda işlem yapılacağını vurguladı.
Su tutma kararı alındıktan sonra, barajın rezervuarına suyun yönlendirilmesi için hidrolik sistemlerin devreye alınması ve kontrol odalarının aktif edilmesi planlanıyor. Bu süreçte, barajın çevresindeki ekosistemin korunması ve su kalitesinin izlenmesi de DSİ’nin sorumluluğunda olacak.
Söke ve Kuşadası İçin Stratejik Önemi
Sarıçay Barajı, sadece içme suyu teminiyle sınırlı kalmayıp, bölgenin tarımsal sulama ihtiyaçlarını da karşılayacak. Başkan Oğuz, barajın isale hattı ihalesinin tamamlandığını ve önümüzdeki dönemde sulama hatlarının kurulacağını belirtti. Bu sayede, tarım sezonunda su sıkıntısı yaşayan çiftçiler, barajdan temin edecek.
Ayrıca baraj, kış aylarında oluşabilecek taşkınların önlenmesinde kritik bir rol oynayacak. Başkan Oğuz, barajın su tutmuş olsaydı bu yılki taşkınların önlenebileceğini ifade ederek, projenin bölge güvenliği açısından da hayati önem taşıdığını vurguladı.
Yerel Ekonomi ve İstihdam Üzerindeki Etkileri
İnşaat sürecinde istihdam edilen 232 kişi, bölge ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, barajın işletme ve bakım kadroları da yerel iş gücünden oluşturulacak. Ayrıca, su temini sayesinde yeni sanayi yatırımları ve turizm faaliyetleri için altyapı koşulları iyileşecek.
Barajın tamamlanması, Aydın’ın su kaynakları yönetiminde uzun vadeli bir çözüm sunarak, bölgenin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasını hızlandıracak.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Sarıçay Barajı ne zaman su tutmaya başlayacak?
Cevap: Su tutma kararı Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından verilecek. Teknik şartlar oluştuğunda ve DSİ onayı alındığında su tutma işlemi başlatılacak; kesin tarih henüz açıklanmadı.
Soru: Barajın tamamlanması için ne kadar süre daha gerekiyor?
Cevap: Gövde yüksekliğinin %92 seviyesine ulaşması, yaklaşık 7 metrelik bir eksikliği olduğu anlamına geliyor. İnşaat hızı göz önüne alındığında, önümüzdeki birkaç ay içinde tamamlanması bekleniyor.
Soru: Baraj sadece içme suyu mu sağlayacak?
Cevap: Hayır, Sarıçay Barajı içme suyu ihtiyacının yanı sıra, tarımsal sulama ve kış taşkınlarının önlenmesi gibi çok yönlü faydalar da sunacak. İsale hattı çalışmaları da yakında başlayacak.
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 Şubat 2023 tarihinde görülen davada, Slave Petrov’u “tasarlayarak kasten öldürme”, Suriye uyruklu iş insanı Samer Foz’u “öldürmeye azmettirme” ve Sinan Bulduk’u ise “öldürmeye yardım etme” suçlarından mahkûm etmişti. Mahkeme, Slave Petrov ve Samer Foz hakkında müebbet hapis cezası verirken, Sinan Bulduk’u ise 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırmıştı. Sanık avukatlarının itirazı sonrası dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararları hukuka uygun bularak oy birliğiyle onadı.
Yargıtay kararında olayın perde arkası adım adım anlatıldı. Ramzi Matta, Ukrayna’da hububat ticareti yapan Mısır asıllı bir iş insanıydı. Samer Foz ile yapılan milyonlarca dolarlık buğday anlaşması krizle sonuçlandı. Matta’nın gönderilecek buğday için yaklaşık 6 milyon 400 bin dolar ödeme yaptığı ancak yükleme gerçekleşmediği bildirildi.
Ramzi Matta’nın uluslararası ticaret anlaşmasıyla ilgili borçları belirlendi.
Cesetin tekerlekli sandalye ile taşınması detaylı olarak açığa çıktı.
Olayın Gelişimi
Yargıtay 2013'teki Buğday Krizi Cinayet Dosyasını Kesinleştirdi (Kaynak Görseli)Yargıtay 2013'teki Buğday Krizi Cinayet Dosyasını Kesinleştirdi (Kaynak Görseli)
14 Haziran 2013 günü Atatürk Havalimanı’ndan Türkiye’ye giriş yapan Ramzi Matta, daha sonra Bağcılar’da bir fabrikaya götürüldü. Matta’nın telefonlarından o saatten sonra bir daha sinyal alınamadı. HTS kayıtlarında son baz sinyalinin fabrikanın bulunduğu bölgeden geldiği tespit edildi. Olayın ardından bazı sanıkların restorana giderek yemek yediği, daha sonra da Türkiye’den ayrıldıkları belirtildi.
Mahkeme Kararı ve Yargıtay Onayı
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 Şubat 2023 tarihinde görülen davada, Slave Petrov’u “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan mahkûm etti. Samer Foz’u “öldürmeye azmettirme” ve Sinan Bulduk’u ise “öldürmeye yardım etme” suçlarından 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanık avukatlarının itirazı sonrası dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kararları hukuka uygun bularak oy birliğiyle onadı.
Olayın Detayları ve Deliller
Yargıtay kararında, cesetin nasıl taşındığı detaylı olarak açığa çıktı. Sanıklar, Ramzi Matta’yı öldürdükten sonra havanın kararmasını bekledi. Daha sonra ceset tekerlekli sandalye ile taşındı. Aracın tabanına naylon serildi. Ceset araca yüklenerek Başakşehir’de ağaçlık alana götürüldü.
Kararda, bazı şüphelilerin aynı gece ülkeyi terk ettiği, Slave Petrov ile Kianosh’un ise Almanya’ya kaçtıklarının anlaşıldığı anlatıldı. Ramzi Matta’dan haber alınamayınca ailesi ve Ukrayna Konsolosluğu polise başvurdu. Yaklaşık iki ay sonra piknik yapan vatandaşlar Başakşehir’de 21 Ağustos günü ormanlık alanda insan kemikleri buldu. DNA incelemesinde kemiklerin Ramzi Matta’ya ait olduğu belirlendi.
Fabrikada çalışan bir tanığın, çay tabağında beyaz bir madde gördüğünü anlatması üzerine ilk etapta Ramzi Matta’nın zehirlenerek etkisiz hale getirilmiş olabileceği değerlendirildi. Adli Tıp raporlarında bunun kesin olarak kanıtlanamadığı kaydedildi. Yargıtay, HTS kayıtları, kamera görüntüleri, olay yeri inceleme raporları, DNA bulguları, tanık ifadeleri, tape kayıtları ve Adli Tıp raporlarını delil olarak gösterdi. Sanık avukatlarının “deliller yetersiz”, “mahkûmiyet varsayıma dayanıyor”, “savunma hakkı ihlal edildi” yönündeki itirazları ise Yargıtay tarafından reddedildi.
Sonuç ve Etkileri
Yargıtay kararına göre, 2013 yılında damga vuran cinayet dosyasında cezalar kesinleşmiş oldu. Olay, uluslararası ticaret anlaşmasının krizine yol açan bir dizi aksaklıktan kaynaklandığı için geniş yankı buldu. Mahkeme kararları, uluslararası iş ilişkilerinde risk yönetiminin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Yargıtay’ın kararının kesinleşmesi, ilgili taraflar için hukuki bir sonuca işaret etti.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Ramzi Matta’nın öldürülmesi hangi ticari anlaşmanın sonucunda gerçekleşti?
Matta, Ukrayna’da hububat ticareti yapan Mısır asıllı bir iş insanı olarak, Samer Foz ile yapılan milyonlarca dolarlık buğday anlaşmasında sorumluluk üstlenmiştir. Anlaşma, Matta’nın 6 milyon 400 bin dolar ödeme yapmasına rağmen yüklemenin gerçekleşmemesiyle krizle sonuçlanmıştır.
Soru: Yargıtay kararında hangi deliller kullanıldı?
Yargıtay, HTS kayıtları, kamera görüntüleri, olay yeri inceleme raporları, DNA bulguları, tanık ifadeleri, tape kayıtları ve Adli Tıp raporlarını delil olarak değerlendirmiştir.
Soru: Olayın sonucunda hangi sanıklar hapis cezasına çarptırıldı?
Slave Petrov ve Samer Foz müebbet hapis cezasına, Sinan Bulduk ise 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.