⚡ Yapay Zeka Özeti: Bu haber metni, kaynak ajans ve yerel basın verileri doğrultusunda yapay zeka asistanı tarafından derlenmiştir.Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026‑TUS...
⚡ Yapay Zeka Özeti: Bu haber metni, kaynak ajans ve yerel basın verileri doğrultusunda yapay zeka asistanı tarafından derlenmiştir.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026‑TUS 1. Dönem sonuçlarına istinaden uzmanlık dalı değişikliği tercihlerinin başladığını resmi internet sitesinde duyurdu. Adaylar, mevcut uzmanlık yerleşimlerini değiştirmek ve yeni bir dalda eğitim almak istediklerinde, bu tercihler üzerinden yeni bir yerleştirme yapılacak.
Tercih işlemleri 23 Ağustos 2026 tarihine kadar, saat 23.59’a kadar tamamlanmalı. Adaylar, ÖSYM’nin ‘ais.osym.gov.tr’ adresine T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle giriş yaparak, Tercih Kılavuzu kurallarına uygun şekilde tercihlerine ulaşabilir ve kaydedebilir.
Önemli Gelişmeler
Uzmanlık dalı değişikliği tercihleri 23 Ağustos 2026 saat 23.59’da sona erecek.
Başvurular ÖSYM’nin resmi AIS sisteminden, kimlik ve şifre ile bireysel olarak yapılacak.
Yerleştirme, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin 13. maddesi 10. fıkrası çerçevesinde ÖSYM tarafından gerçekleştirilecek.
Tercih Süreci Nasıl İşliyor
2026 TUS 1. Dönem Uzmanlık Dalı Değişikliği Tercihleri Başladı (Kaynak Görseli)2026 TUS 1. Dönem Uzmanlık Dalı Değişikliği Tercihleri Başladı (Kaynak Görseli)
Adaylar, öncelikle ÖSYM’nin internet adresi ais.osym.gov.tr üzerinden sisteme giriş yapar. Giriş yaptıktan sonra, Tercih Kılavuzu’nda belirtilen adımları izleyerek mevcut uzmanlık yerleşiminden çıkıp yeni bir dal seçebilirler. Seçilen dal, ÖSYM’nin algoritmasıyla değerlendirilerek, mevcut kontenjan ve aday puanları göz önüne alınır ve yeni bir yerleştirme kararı verilir.
Son Başvuru Saati ve İptal İmkanı
Tercihlerin son teslim süresi 23 Ağustos 2026, saat 23.59’dur. Bu saatten sonra yapılan değişiklikler sistem tarafından kabul edilmez ve adaylar mevcut yerleşimlerini korumak zorunda kalır. Başvuru süresi içinde adaylar, istedikleri zaman tercihlerini güncelleyebilir, ancak son tarih geçtikten sonra iptal veya ekleme yapılamaz.
Yönetmelik ve Yasal Dayanak
Uzmanlık dalı değişikliği, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin 13. maddesinin 10. fıkrası kapsamında düzenlenmiştir. Bu madde, adayların yerleşimlerini yeniden değerlendirme ve yeni bir dalda eğitim alma hakkını tanır. ÖSYM, bu yasal çerçeveye uygun olarak yerleştirme işlemlerini yürütür ve sonuçları ilgili adaylarla paylaşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Uzmanlık dalı değişikliği tercihi kimler için geçerli?
2026‑TUS 1. Dönem sonuçlarını alan ve mevcut yerleşimlerinden farklı bir uzmanlık dalı seçmek isteyen tüm adaylar bu tercihi yapabilir.
Soru: Tercih işlemleri nereden yapılır?
Tercihler, ÖSYM’nin resmi internet adresi ais.osym.gov.tr üzerinden, T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle giriş yapılarak bireysel olarak gerçekleştirilir.
Soru: Başvuru süresi ne zaman sonlanıyor?
Tercihlerin son teslim tarihi 23 Ağustos 2026, saat 23.59’dur; bu sürenin ardından değişiklik yapılması mümkün değildir.
⚡ Yapay Zeka Özeti: Bu haber metni, kaynak ajans ve yerel basın verileri doğrultusunda yapay zeka asistanı tarafından derlenmiştir. İletişim Başkanı Duran, İsrail Başbakanı Binyamin...
⚡ Yapay Zeka Özeti: Bu haber metni, kaynak ajans ve yerel basın verileri doğrultusunda yapay zeka asistanı tarafından derlenmiştir.
İletişim Başkanı Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’yi hedef alan açıklamalarını, başbakanın artan uluslararası yalnızlığının bir yansıması olarak nitelendirdi. Duran, bu söylemlerin uluslararası kamuoyunda etkisiz kaldığını ve İsrail’in politikalarının küresel toplum tarafından ortak bir şekilde kınandığını vurguladı.
Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye’ye yönelik tehdit ve yalanlarını, iç politika kaygılarının bir uzantısı olarak değerlendiren Duran, “İsrail’in saldırgan tutumu, bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit ediyor ve bu durum Türkiye’nin barışçıl dış politikasına doğrudan bir meydan okuma” şeklinde konuştu.
Önemli Gelişmeler
Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamaları, ABD, İngiltere ve birçok ülkenin eleştirileriyle karşılaştı.
Duran, İsrail’in bölgesel güvenlik politikalarını iki devletli çözüm çerçevesinde yeniden gözden geçirmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye, bölgedeki barış ve istikrarı koruma yönündeki tutumunu sürdürerek, İsrail’in istikrarsızlaştırıcı adımlarına karşı diplomatik direncini teyit etti.
Netanyahu’nun Türkiye’ye Yönelik Söylemleri ve Duran’ın Değerlendirmesi
Duran, Netanyahu’nun mülakatında Türkiye ve Suriye’ye yönelik tehditler üretmesinin, İsrail’in artan uluslararası yalnızlığının bir göstergesi olduğunu söyledi. Başbakanın “hayali düşmanlar” yaratma çabalarının, uluslararası kamuoyunda artık etkisiz kaldığını vurguladı. Duran, “İsrail’in politikaları, hem bölge hem de dünya çapında ortak bir kınama ile karşılaşıyor” ifadesiyle durumu özetledi.
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Dinamikler
ABD, İngiltere ve diğer Batı ülkeleri, Netanyahu’nun saldırgan tutumuna yönelik eleştirilerini artırdı. Duran, bu eleştirilerin sadece diplomatik bir duruş değil, aynı zamanda bölgedeki istikrarı koruma yönündeki ortak bir çaba olduğunu belirtti. Bölge ülkelerinin, “stratejik istikrarsızlaştırıcı bir aktöre karşı birleştiği” ve bu durumun uzun vadeli barışa hizmet ettiği vurgulandı.
Türkiye’nin Duran Açıklamalarına Göre Yaklaşımı
Duran, Türkiye’nin bölgedeki en tecrübeli ve köklü devletlerden biri olduğunu, NATO üyesi olarak güvenliğini diplomasi ve istikrar temeline oturttuğunu ifade etti. Netanyahu’nun “soykırımcı” ve “istikrarsızlaştırıcı” tutumuna karşı Türkiye’nin barışçıl politikalarını sürdüreceğini, Suriye gibi kritik bölgelerde barışçıl çözümler peşinde olacağını yineledi.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik tehditleri hangi amaçla yapıyor?
Cevap: Duran, bu tehditlerin Netanyahu’nun iç politikadaki baskıyı dış politika üzerinden dışa vurma çabası olduğunu, özellikle yaklaşan seçimler ve iç kaygılarla bağlantılı olduğunu belirtiyor.
Soru: Türkiye, İsrail’in bu tutumuna nasıl karşılık verecek?
Cevap: Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak bölgedeki barış ve istikrarı koruma politikasını sürdürecek, İsrail’in agresif adımlarına karşı uluslararası toplumla birlikte hareket edeceğini vurguluyor.
Soru: Uluslararası toplumun İsrail’e yönelik tepkisi ne kadar güçlü?
Cevap: ABD, İngiltere ve birçok ülke, İsrail’in saldırgan politikalarını açıkça eleştiriyor ve bu tutumun uluslararası yalnızlıkla sonuçlanacağını ifade ediyor.
⚡ Yapay Zeka Özeti: Bu haber metni, kaynak ajans ve yerel basın verileri doğrultusunda yapay zeka asistanı tarafından derlenmiştir.İletişim Başkanı Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun...
⚡ Yapay Zeka Özeti: Bu haber metni, kaynak ajans ve yerel basın verileri doğrultusunda yapay zeka asistanı tarafından derlenmiştir.
İletişim Başkanı Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun son verdiği mülakatta Türkiye ve Suriye’ye yönelik dile getirdiği tehdit ve iddialara sert yanıt verdi. Duran, İsrail Başbakanı’nın söylemlerinin, artmakta olan uluslararası yalnızlığının, siyasi korkularının ve hezeyanlarının yeni bir yansıması olduğunu dile getirdi.
Netanyahu’nun hayali tehditler ve düşmanlar üreterek uluslararası kamuoyunu yanıltma çabalarının artık bir etki yaratmadığını belirten İletişim Başkanı Duran, Türkiye’nin bölgesel barışı önceleyen basiretli dış politikasının bu kanlı ve tehlikeli oyunları bozacağını vurguladı.
Önemli Gelişmeler
İletişim Başkanı Duran, Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye hakkındaki iddialarını sert bir dille reddetti.
Netanyahu’nun saldırgan söylemlerinin İsrail’deki iç politika kaygıları ve yaklaşan seçimlerden kaynaklandığı belirtildi.
İsrail muhalefetinin dahi Netanyahu’nun Türkiye karşıtı söylemlerini sorumsuzca ve aptalca bulduğu hatırlatıldı.
Türkiye’nin, bölgesel istikrarı koruma kararlılığıyla iki devletli barışçıl çözümü desteklemeye devam edeceği vurgulandı.
Netanyahu’nun Yalnızlığı ve Siyasi Hırsı
İletişim Başkanı Duran: Netanyahu'nun Oyunlarını Türkiye Bozacak (Kaynak Görseli)İletişim Başkanı Duran: Netanyahu'nun Oyunlarını Türkiye Bozacak (Kaynak Görseli)
İletişim Başkanı Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Netanyahu’nun izlediği politikaların kötülüğü konusunda uluslararası toplumun hemfikir olduğunu belirten Duran; ABD, İngiltere ve küresel kamuoyunun İsrail’in saldırgan adımlarına yönelik tepkisinin her geçen gün daha da arttığını ifade etti.
İsrail Başbakanı’nın akıl dışı tutumuna yaklaşan seçimler, iç politik kaygılar ve korkuları nedeniyle sarıldığını kaydeden Duran, Netanyahu’nun Türkiye düşmanlığını siyasi anlamda bir can simidi olarak gördüğünü belirtti. İsrail’deki radikal partilerle aşırılık yarışına giren hükümetin, Türkiye ve bölge ülkelerine yönelik düşmanlığı körüklediğine dikkat çekildi.
Saldırgan Politikalar İsrail’in Algısını Düşürdü
İsrail yönetiminin Gazze’den Suriye’ye ve Lübnan’a kadar uyguladığı yıkıcı politikalara değinen İletişim Başkanı Duran, göz yumulan yerleşimci terörü ve kabine bakanlarının aşırılık yanlısı ifadelerinin İsrail’in küresel algısını tarihteki en düşük noktaya indirdiğini söyledi. Netanyahu ve suç ortaklarının, üzerlerindeki bu olumsuz tabloyu çevresine yaymak amacıyla Türkiye dahil bölge ülkelerini asılsız ithamlarla suçlamaya çalıştığını belirtti.
Özellikle Suriye’deki saldırıların ardından Türkiye’nin hedef gösterilmeye çalışılmasının bu durumun en açık göstergesi olduğunu dile getiren Duran, insanların İsrail politikalarını anlayamadığı için değil, aksine giderek daha fazla anlayıp reddettiği için bu tür yüksek bütçeli iletişim kampanyalarının sonuçsuz kaldığını vurguladı.
Bölgesel İstikrar ve İki Devletli Çözüm Çağrısı
Uluslararası toplumun ve bölge ülkelerinin Netanyahu’nun işgalci zihniyetine ve bölgesel savaş başlatma projesine karşı güçlü bir tutum sergilediğini belirten İletişim Başkanı Duran, stratejik istikrarsızlaştırıcı bir aktöre karşı tüm bölgenin bir araya geldiğini ifade etti. İsrail yönetiminin tüm diyalog ve diplomatik çabalardan vazgeçtiğini dile getiren Duran, güvenlik anlayışını sürekli saldırganlıkla özdeşleştiren bu yaklaşıma karşı Türkiye’nin izlediği isabetli politikaların İsrail’i rahatsız ettiğini söyledi.
İsrail kamuoyu ve muhalefetinin de bu büyük hatanın farkında olduğunu belirten Duran, İsrail muhalefetinin Netanyahu’nun Türkiye karşıtı söylemlerini sorumsuzca, aşırı ve aptalca bularak eleştirdiğini aktardı. Duran, İsrail hükümeti için en akılcı tutumun çevresine tehditler savurmak ve Mescid-i Aksa’yı hedef almak yerine, İsrail-Filistin anlaşmazlığını tamamen ortadan kaldıracak iki devletli çözüm için çalışmak olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin Köklü Devlet Geleneği ve Kararlılığı
Türkiye’nin bölgesel ve küresel zemindeki gücünü defalarca kanıtlamış, sert gücünü tahkim etmiş seçkin kabiliyetlere sahip bir NATO ülkesi olduğunu hatırlatan İletişim Başkanı Duran, devlet geleneğinin derinliğine dikkat çekti. Türkiye’nin tedbirli, serinkanlı ve kudretli bir ülke olarak kendi güvenliği ve milletinin selameti için gereken her türlü adımı atacak güce sahip olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde bölgeye barış ve uzlaşı getirme mücadelesinin süreceğini belirten Duran, Netanyahu gibi figüranların bölgesel barışı baltalama oyunlarına gelinmeyeceğini söyledi. Duran, kendi politik geleceklerini garanti altına almak için bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyen odakların kanlı oyunlarını Türkiye’nin basiretli ve barışçıl dış politikasının bozacağını sözlerine ekledi.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: İletişim Başkanı Duran, Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarını nasıl değerlendirdi?
Duran, Netanyahu’nun açıklamalarını İsrail Başbakanı’nın uluslararası alandaki yalnızlığının, yaklaşan seçimler öncesindeki siyasi korkularının ve hezeyanlarının bir yansıması olarak değerlendirdi.
Soru: İsrail muhalefeti Netanyahu’nun Türkiye söylemleri hakkında ne düşünüyor?
Duran’ın aktardığı bilgilere göre İsrail muhalefeti, Netanyahu’nun Türkiye karşıtı söylemlerini sorumsuzca, aşırı ve aptalca bulmakta ve toplumda gereksiz kaygıya yol açtığını dile getirmektedir.
Soru: Türkiye’nin bölgedeki temel dış politika yaklaşımı nedir?
Türkiye, bölgesinde kan ve gözyaşının durmasını, Filistin meselesinde iki devletli kalıcı çözümü ve barışçıl diplomasi kanallarıyla istikrarın sağlanmasını öncelikli hedef olarak benimsemektedir.