DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi bünyesinde kendisi için özel olarak hazırlanan yeni çalışma mekânına geçtiğini resmi olarak doğruladı. Sancar, cezaevi kompleksi içinde gerçekleşen bu naklin ardından yürütülen sürecin zaman kaybetmeden hızlandırılması gerektiğini masaya yatırdı.
Siyaset gündeminde geniş yankı bulan gelişmeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sancar, son iki aylık periyotta süreçte bir duraklama yaşandığına işaret etti. İmralı Heyeti’nin bir diğer üyesi Pervin Buldan ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Öcalan’ın bulunduğu bölümün değiştirilmesinin tek başına hukuki veya siyasi bir statü değişimi anlamına gelmediğini, düzenlemenin çalışma koşullarını kapsayan bir adım olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.
- Yeni Mekân Düzenlemesi: Öcalan’ın İmralı Cezaevi kompleksi içerisinde inşa edilen yeni çalışma alanına nakledildiği kesinleşti.
- Süreçte Hızlanma Çağrısı: Mithat Sancar, yer değişikliğinin ardından duraklama dönemine giren sürecin ivme kazanması gerektiğini savundu.
- Statü Uyarısı: Pervin Buldan, düzenlemenin tek başına bir statü değişikliği taşımadığını, fiziki çalışma ortamıyla sınırlı olduğunu vurguladı.
İmralı’daki Mekân Değişikliği ve Sürecin Mevcut Seyri
İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, Medya Haber Tv kanalında katıldığı programda kamuoyunun yakından takip ettiği gelişmelere dair çarpıcı ifadeler kullandı. İktidar kanadının ‘Terörsüz Türkiye’ kavramsallaştırması çerçevesinde adlandırdığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde gelinen son aşamayı aktaran Sancar, Öcalan’ın yeni alana geçişinin pratik sonuç doğurması gerektiğini belirtti.
Öcalan için İmralı Adası’nda yeni bir çalışma mekânı inşa edildiği yönündeki iddialar ilk olarak Ağustos ayında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla gündeme gelmiş, ancak o dönemde yapılan nakil iddiaları Sancar tarafından yalanlanmıştı. Son iki aydır takvimde sapmalar meydana geldiğini belirten Sancar, ‘Belli tarihler söz konusuydu, bunlar gerçekleşmedi. Öcalan’ın oraya geçmeyi kabul etmesi sürecin hızlanmasını gerektirir’ değerlendirmesinde bulundu.
Kürt hareketinin gerekli adımları atmasının ardından idari ve siyasi kurulların zaman kaybetmeksizin İmralı’ya gitmesi gerektiğini kaydeden Sancar, Öcalan’ın kurulan ‘Barış ve Siyasallaşma Kurulu’ ile aktif koordinasyon içinde çalışacağını altını çizerek ifade etti. Masaya yeni şartların getirilmesinin ortamı farklılaştırdığını dile getiren Sancar, sürecin sağlıklı ilerlemesi adına koordine edici rolün önemini vurguladı.
Pervin Buldan’dan Statü Vurgusu ve Toplumsal Görüşme Talebi
Gelişmelerin yankıları sürerken, İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan da Ankara’da düzenlenen ‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ konferansının 1 Kasım tarihli oturumunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Buldan, mekân değişikliğinin niteliğine açıklık getirerek kamuoyundaki farklı algıların önüne geçti.
Son görüşmeden bu yana heyet olarak adaya yeni bir ziyaret gerçekleştirmediklerini ve süreçte belirgin bir tıkanıklık yaşandığını kaydeden Buldan, kalıcı barışın tesisi için toplumsal kesimlerin iktidar üzerinde bir basınç oluşturması gerektiğini aktardı. Mekânın konumu hakkında net bilgi veren Buldan, ‘Yeni yer İmralı Cezaevi’nin içindedir. Sadece çalışma koşullarını düzenleyen bir mekân olarak tarif etmek daha mantıklı’ şeklinde konuştu.
Öcalan’ın geniş toplumsal kesimlerle temas kurma talebinin iki yıldır yanıtsız kaldığını da sözlerine ekleyen Buldan, şu ifadeleri kullandı: ‘Sayın Öcalan başından beri toplumun farklı kesimleri ile görüşmek istediğini söyledi. Kadın kurumları, gazeteciler, akademisyenlerle görüşmek istediğini belirtti. Ancak bunlar iki yıldır gerçekleşmiyor. Sadece siyasi bir heyet gidiyor, biz gidiyoruz. Bu da sürecin ilerleyebilmesi için yeterli değil. Bunun için de hızlı bir şekilde adım atılması gerekiyor.’
Olayın Perde Arkası ve Analiz
25 yılı aşkın Ankara ve saha deneyimimizle bakıldığında; İmralı’daki mekân değişikliği, sürecin lojistik ve altyapı boyutunda yeni bir safhaya evrildiğini gösteriyor. Ağustostan bu yana aşamalı olarak yürütülen altyapı hazırlıklarının tamamlanması, devlet aklının ve siyasi idarenin masadaki takvimi tamamen kapatmadığına işaret ediyor. Ancak Pervin Buldan’ın net bir dille ifade ettiği ‘tıkanıklık’ tespiti, fiziki mekân iyileştirmelerinin siyasi kanalları açmakta tek başına yeterli kalmadığını belgeliyor. İki yıldır yalnızca kısıtlı bir siyasi heyetin adaya erişim sağlayabilmesi, sivil toplum ve akademi ayağının eksik bırakılması sürecin toplumsallaşma ivmesini yavaşlatıyor. Önümüzdeki günlerde İmralı’ya intikal edecek kurulların yapısı, tıkanıklığın aşılıp aşılamayacağında belirleyici turnusol kâğıdı işlevi görecektir.
Süreçteki Tıkanıklık ve Önümüzdeki Dönem Senaryoları
İmralı heyeti üyelerinin ardı ardına yaptığı açıklamalar, siyasetin önümüzdeki dönemde kilitleneceği ana ekseni de gözler önüne seriyor. Bir yanda fiziki şartların lojistik açıdan ‘çalışma alanı’ konseptine uyarlanması dururken, diğer yanda müzakere ve diyalog kanallarının takvimsel aksamaları masada duruyor.
Mithat Sancar’ın işaret ettiği yeni şartlar ve taraflar arasında beliren farklı havanın dağıtılması, öncelikli olarak adaya gidecek heyetlerin sıklığına ve genişlemesine bağlı görünüyor. Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun adada Öcalan ile kuracağı çalışma temposu, siyasi iktidarın konuya dair atacağı yasal ve idari adımların da seyrini belirleyecek nitelikte değerlendiriliyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Öcalan’ın nakledildiği yeni mekân İmralı Cezaevi dışında mı yer alıyor?
Hayır. Pervin Buldan’ın açıklamalarına göre yeni çalışma alanı tamamen İmralı Cezaevi kompleksi sınırları içerisindedir ve yalnızca çalışma koşullarını düzenleyen bir alan niteliğindedir.
Soru: Yapılan bu değişiklik Öcalan için hukuki veya idari bir statü değişimi anlamına geliyor mu?
İmralı Heyeti üyeleri, yapılan düzenlemenin tek başına hukuki bir statü değişimi doğurmadığını, sürecin teknik ve çalışma koşullarını iyileştirmeye dönük fiziki bir adım olduğunu belirtmektedir.
Soru: Öcalan’ın heyetler dışındaki kesimlerle görüşme talebi karşılandı mı?
Buldan’ın aktardığı bilgilere göre, Öcalan’ın kadın kurumları, akademisyenler ve gazetecilerle görüşme talebi son iki yıldır henüz gerçekleşmemiş olup yalnızca siyasi heyet temasları sürmektedir.
Kaynak / Ajans: Bbc