21 Ekim 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen dokuz maddelik kanun teklifi, tasfiye kararı almış fakat henüz tamamlanmamış yatırım fonlarının “adil ve şeffaf şekilde” tasfiye edilmesini hedefliyor. Yatırımcıların net yatırım tutarlarına göre ara ödeme yapılabilecek ve 1 milyon TL’yi aşmayacak bu ödemeler, fonlardan hukuka aykırı çıkarılan varlıkların geri kazanılması ve yatırımcılara geri ödenmesi amacıyla getirildi.
Kanun, SPK’nın gözetiminde yürütülecek tasfiye sürecini, Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ’teki kayıtları esas alarak fon pay sahipliğini belirleyecek şekilde düzenledi. SPK’nın belirleyeceği fonlarda yatırımcıların net yatırım tutarları dikkate alınarak ara ödeme yapılabilecek ve bu ödemelerde yatırımcıların net yatırım tutarı esas alınacak.
- Kritik Gelişme: TBMM’de tasfiye kararı almış fonların adil ve şeffaf şekilde tasfiye edilmesi için kanun kabul edildi.
- Resmi Veri / Açıklama: SPK’nın tasfiye sürecini yöneteceği ve 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabileceği belirlendi.
- Süreç / Sonraki Adım: Tasfiye süreci SPK gözetiminde yürütülecek, yatırımcılar net tutarlarına göre ödemeleri alacak.
Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi

Kanun teklifi, SPK’nın tasfiye kararı verdiği ancak tasfiyesi tamamlanmamış fonları hedef alıyor. Tasfiye sürecinin SPK gözetiminde yürütüleceği, fon pay sahipliğinin ise Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ kayıtları üzerinden belirleneceği açıklandı. Yatırımcılara, şartların oluşması halinde nihai ödemeden düşülmek üzere en fazla 1 milyon TL’lik ara ödeme yapılabileceği belirtiliyor. Ara ödeme, yatırımcıların net yatırım tutarlarına göre belirlenecek.
Yatırımcıların zarar veya kayıptan önce, fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketinin sorumlu olacağı ifade edildi. Zararın bu şirketten tahsil edilememesi durumunda, SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek.
Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları
SPK, kanunla ilgili düzenlemenin tamamlanmış fon satışlarını etkilemeyeceğini açıkladı. Yalnızca satış talimatı verilmiş olması işlemin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Paranın yatırımcının hesabına geçmesi ve fon paylarının hesabından çıkarılması gerekmekte. SPK, bu süreçte tamamlanmamış satış talimatına sahip 455 bin 758 pay sahibinin bulunduğunu ve diğer fon sahipleriyle eşit koşullarda ödeme alacaklarını belirtti.
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, satış talimatının tek başına işlemin tamamlandığı anlamına gelmediğini savunarak, “Siz talimat vermiş olsanız bile hisseniz satış değeriyle beraber nihai evre oluşmadığı müddetçe siz o fonun yatırımcısı olarak devam ediyorsunuz” dedi. Güler, PBLK’nın tasfiye sürecine dahil edilmesiyle 200 bin yatırımcının da tasfiye hükümlerine tabi olacağını belirtti.
Bölgesel ve Sektörel Yansımalar
Yatırımcıların 200 bin’e yakın kısmının Aydın’da, özellikle Efeler ve Nazilli gibi ilçelerde yoğun olduğu görülüyor. Bölgedeki yatırımcıların çoğu, fon satış talimatı vermiş olmasına rağmen işlemlerin tamamlanamaması nedeniyle PBLK hesabında kalmış durumda. Kanunla birlikte bu yatırımcıların da “fon pay sahibi” olarak tasfiye sürecine dahil edilmesi, bölgedeki yatırımcı haklarını güçlendirecek.
Yatırımcıların mağduriyetini gidermeyi amaçlayan bu düzenleme, Aydın’da finansal güveni artırırken, SPK’nın şeffaflık ve adalet ilkelerine uygun bir tasfiye süreci yürütmesini sağlayacak. Ancak bazı muhalefet vekilleri, değişikliğin 250 bin yatırımcıya zarar vereceğini savunuyor. SPK ve TBMM’nin bu konuda dengeyi koruyacak adımlar atması bekleniyor.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Yatırımcıların çoğunun PBLK hesabında kalmasının, tasfiye sürecinin şeffaflık eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir sorun olduğunu görüyoruz. Kanunla bu yatırımcıların da tasfiye sürecine dahil edilmesi, SPK’nın düzenleyici yetkisini güçlendirirken, yatırımcı haklarını da koruyacak bir adım. Ancak, 1 milyon TL’lik ara ödeme limiti, büyük yatırımcılar için yetersiz kalabilir. Bu bağlamda, SPK’nın tasfiye sürecinde adil bir dağılım yapması ve yatırımcıların net tutarlarına göre ödeme yapması kritik. Ayrıca, kanunla birlikte portföy yönetim şirketlerinin sorumluluğu netleştirildiği için, gelecekte benzer olayların önlenmesi adına daha sıkı denetim mekanizmaları kurulması gerekecek. Sonuç olarak, kanun hem yatırımcıların haklarını güçlendiriyor hem de SPK’nın denetim yetkisini pekiştiriyor, ancak uygulamada şeffaflık ve adaletin sağlanması için sürekli gözetim şart.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: PBLK hesabındaki yatırımcılar artık tasfiye sürecine dahil mi?
Evet, kanunla PBLK hesabındaki yatırımcılar da “fon pay sahibi” olarak tasfiye sürecine dahil edildi. Bu sayede, satış talimatı verilmiş ancak işlemi tamamlanmamış yatırımcılar da haklarını talep edebilecek.
Soru: Ara ödeme limiti ne kadar?
Ara ödeme, yatırımcının net yatırım tutarına göre belirlenecek ve en fazla 1 milyon TL’ye kadar yapılabilecek.
Soru: Tasfiye süreci kim gözetleyecek?
Tasfiye süreci, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gözetiminde yürütülecek. Fon pay sahipliği ise Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ kayıtları esas alınarak belirlenecek.
Kaynak / Ajans: Bbc
