Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tasarruf sahiplerinin ve finans piyasalarının yakından takip ettiği Eylül ayına ilişkin ‘finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları’ verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan resmi veriler doğrultusunda, eylül ayında yatırımcısına en yüksek aylık reel getiriyi sağlayan finansal araç Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) oldu. Enflasyona karşı birikimlerini korumak isteyen geleneksel yatırımcıların yöneldiği sabit getirili enstrümanlar, üretici ve tüketici fiyat endeksleri karşısında pozitif performans sergileyerek dönemin kazananı olarak kayda geçti.
Eylül ayında yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ve tüketici fiyat endeksi (TÜFE) arındırılmış verileriyle yapılan hesaplamalar, borsa, altın ve döviz kurlarında yaşanan gerilemelerin yatırımcı hanesine kayıp olarak yazıldığını ortaya koydu. Özellikle BIST 100 endeksi ve külçe altındaki aylık bazda yaşanan değer kayıpları, mevduat faizi ve DİBS gibi Türk lirası cinsi sabit getirili araçların elini güçlendirdi. Bu durum, piyasalardaki likidite sıkılaşmasının ve faiz politikasının tasarruf eğilimleri üzerindeki somut yansımalarını bir kez daha net bir şekilde gözler önüne serdi.
- Kritik Gelişme: Eylül ayında en yüksek aylık reel getiri, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,4, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 1,18 oranıyla Devlet İç Borçlanma Senetlerinde (DİBS) gerçekleşti.
- Resmi Veri / Açıklama: Mevduat faizi (brüt) hem aylık, hem 3 aylık hem de 6 aylık vadelerde yatırımcısına pozitif reel getiri sunarak güvenli liman kimliğini korudu.
- Süreç / Sonraki Adım: Yıllık bazda bakıldığında külçe altın reel getiride liderliğini korurken; borsa, dolar ve avro hem aylık hem de yıllık bazda yatırımcısını enflasyon karşısında kayba uğrattı.
Eylül Ayında Finansal Yatırım Araçlarının Aylık Getiri Karnesi
TÜİK tarafından paylaşılan veriler detaylıca incelendiğinde, eylül ayında DİBS’in ardından en iyi performansı brüt mevduat faizinin gösterdiği altı çizildi. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde mevduat faizi (brüt) yatırımcısına yüzde 0,96 oranında reel getiri sağlarken, TÜFE ile indirgendiğinde bu oran yüzde 1,19 seviyesine ulaştı. Bu iki enstrüman dışında kalan tüm majör yatırım araçları ise eylül ayında yatırımcısının reel olarak kayba uğramasına yol açtı.
Eylül ayında küresel ve yerel gelişmelerin etkisiyle hareket eden döviz, altın ve hisse senedi piyasaları enflasyonun gerisinde kaldı. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yatırım araçlarından dolar yüzde 0,44, euro yüzde 1,12, külçe altın yüzde 2,24 ve BIST 100 endeksi yüzde 6,01 oranında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE bazlı reel getiri hesaplamalarında da tablo değişmedi; dolar yüzde 0,22, euro yüzde 0,89, külçe altın yüzde 2,02 ve BIST 100 endeksi yüzde 5,79 oranında kayıpla eylül ayını tamamladı. Bu veriler, hisse senedi piyasalarındaki kar satışları ve düzeltme hareketlerinin yatırımcı portföylerine yansıyan olumsuz etkisini tescilledi.
Orta Vadeli Trend: 3 ve 6 Aylık Dönemde Mevduat Faizi Öne Çıktı
Yatırım vadeleri 3 aylık ve 6 aylık perspektife taşındığında, Türk lirası mevduat faizinin istikrarlı kazanç sağlama eğilimi daha belirgin hale geldi. Üç aylık değerlendirmede mevduat faizi (brüt), Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,42, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,11 ile en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak kayda geçti. Aynı 3 aylık dönemde hisse senedi piyasalarındaki dalgalanmanın faturası ağır oldu; BIST 100 endeksi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 9,9, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 9,29 ile yatırımcısına en çok kaybettiren finansal araç oldu.
Altı aylık süreç ele alındığında da mevduat faizinin üstünlüğü devam etti. Brüt mevduat faizi, 6 aylık dönemde Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,6, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,15 reel getiriyle zirvedeki yerini korudu. Buna karşın, küresel piyasalardaki fiyat düzeltmelerinin etkisiyle külçe altın orta vadede zayıf bir performans sergiledi. Külçe altın, 6 aylık süreçte Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,99, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 15,73 oranında yatırımcısını en çok kayba uğratan araç olarak kayıtlara geçti.
Yıllık Yatırımın Lideri Külçe Altın Oldu
Kısa ve orta vadeli dalgalanmalara rağmen, uzun vadeli tasarruflarda altının geleneksel gücü bir kez daha somut verilerle işaret edildi. Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde, külçe altın hem üretici hem de tüketici fiyatları karşısında en yüksek reel getiriyi sunan enstrüman olmayı başardı. Yıllık bazda külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,25, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5,3 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı unvanını aldı.
Yıllık bazda reel kazanç sağlayan diğer araçlar ise devlet tahvilleri ve mevduat oldu. Yİ-ÜFE üzerinden yapılan yıllık hesaplamada DİBS yüzde 5,85, mevduat faizi (brüt) yüzde 2,17 oranında reel getiri sundu. TÜFE bazlı yıllık değerlendirmede ise DİBS yüzde 3,93 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 0,32 oranında yatırımcısına kazanç yazdı. Öte yandan yıllık bazda borsa ve döviz kurlarının enflasyonun oldukça gerisinde kalması dikkat çekici bir diğer veri oldu. Yıllık değerlendirmede BIST 100 endeksi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 2,8, dolar yüzde 7,58, avro yüzde 9,33 kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise BIST 100 endeksindeki reel kayıp yüzde 4,56, dolarda yüzde 9,26 ve avroda yüzde 10,97 seviyesine ulaşarak döviz yatırımcısının satın alma gücünün ciddi oranda azaldığını ortaya koydu.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
TÜİK’in açıkladığı eylül ayı verileri, Türkiye’deki ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikasının ve yüksek faiz ortamının finansal piyasalar üzerindeki derin etkilerini belgeliyor. Mevduat faizlerinin ve devlet tahvillerinin (DİBS) aylık ve orta vadeli periyotlarda reel getiri sağlaması, piyasadaki Türk lirası likiditesinin çekilmesini destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Döviz kurlarının enflasyonun altında kalması (reel değerlenme), ithalatı ucuzlatırken yerli tasarruf sahibini dövizden uzaklaştırıp TL enstrümanlara yönlendiriyor.
Borsadaki (BIST 100) aylık bazda yüzde 6’ya yaklaşan reel kayıp ise risksiz getiri oranlarının (mevduat ve DİBS) cazibesinin artmasıyla hisse senedi piyasasından likidite çıkışı yaşandığını gösteriyor. Yatırımcılar yüksek faiz ortamında riskli varlıklardan kaçınarak garantili getiri sunan alanlara yöneliyor. Yıllık bazda altının halen lider olması ise küresel jeopolitik risklerin ve merkez bankalarının altın alımlarının uzun vadeli koruma kalkanı olma özelliğini pekiştirdiğini kanıtlıyor. Önümüzdeki süreçte faiz indirim döngüsünün başlayıp başlamayacağı, bu getiri makaslarının yeniden şekillenmesinde temel belirleyici olacaktır.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Eylül ayında en çok kazandıran ve en çok kaybettiren yatırım araçları hangileri oldu?
Eylül ayında aylık bazda en yüksek reel getiriyi TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,4 ile Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) sağladı. En çok kaybettiren yatırım aracı ise TÜFE bazında yüzde 5,79, Yİ-ÜFE bazında yüzde 6,01 oranındaki kayıpla BIST 100 endeksi oldu.
Soru: Yıllık bazda enflasyona karşı en güçlü korumayı hangi enstrüman sağladı?
Yıllık bazda en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti. Külçe altın, yıllık bazda Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,25, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5,3 oranında yatırımcısına net reel kazanç sundu.
Soru: Döviz kurları eylül ayında ve yıllık bazda nasıl bir performans gösterdi?
Döviz kurları hem aylık hem de yıllık bazda enflasyon karşısında değer kaybederek yatırımcısını reel zarara uğrattı. Yıllık bazda TÜFE ile indirgendiğinde dolar yüzde 9,26, avro ise yüzde 10,97 oranında reel kayba yol açtı.
Kaynak / Ajans: Trthaber


