Mavi Vatan’da Gövde Gösterisi: Denizkurdu-I Tatbikatı Tamamlandı - Tralleskop

Mavi Vatan’da Gövde Gösterisi: Denizkurdu-I Tatbikatı Tamamlandı

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en kapsamlı deniz eğitimlerinden biri olan Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı; Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz'i kapsayan üç deniz sahasında 100 yüzer unsur ve 14...

Mavi Vatan'da Gövde

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en kapsamlı deniz eğitimlerinden biri olan Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı; Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’i kapsayan üç deniz sahasında 100 yüzer unsur ve 14 bin personelin katılımıyla başarıyla tamamlandı. 20-25 Eylül 2026 tarihleri arasında icra edilen dev organizasyonun Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri, amiral gemisi TCG Anadolu ev sahipliğinde gerçekleşti.

Tatbikatta Türk deniz harp tarihine geçecek kritik ilklere imza atıldı. Yerli savunma sanayisinin geliştirdiği BAYKAR üretimi Dikey İnsansız Hava Aracı (DİHA) ilk kez TCG Anadolu’dan dikey kalkış yaparken, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından geliştirilen PİRANA Kamikaze İnsansız Deniz Aracı (KİDA) su üstü hedefini tam isabetle imha etti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun TCG Anadolu üzerinden sevk ve idare ettiği faaliyetlerde, insanlı ve insansız platformların müşterek harekat kabiliyeti somut verilerle kayda geçti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Devasa Katılım: 3 denizde 100 gemi, 50 hava vasıtası ve 14 bin personel gövde gösterisi yaptı.
  • Tarihi İlkler: BAYKAR üretimi DİHA, TCG Anadolu’dan ilk dikey kalkışını icra etti; PİRANA KİDA hedefi vurdu.
  • Stratejik Hedef: Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, 10 yılda 10 milyon İHA üretimi hedeflendiğini altını çizerek duyurdu.

Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e Uzanan Dev Harekatın Detayları

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın 2026 yılı planlı faaliyetleri kapsamında 20 Eylül’de başlayan tatbikat, 20-23 Eylül tarihleri arasında Harekat Hazırlık ve Fiili Silah Eğitimleri ile devam etti. 24 Eylül’de gerçekleştirilen Seçkin Gözlemci Günü faaliyetlerine Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci katıldı.

Seçkin Gözlemci Günü, TCG Oruçreis gemisinin icra ettiği 19 pare top atışıyla başladı. Ardından senaryo gereği mayın avlama harekatına geçildi. TCG Amasra ve helikopterde konuşlu Sualtı Savunma (SAS) timleri tarafından tespit edilen mayınlar başarıyla etkisiz hale getirildi. İlk giriş harekatı kapsamında ise Yılancık Adası’na denizden ve havadan amfibi çıkarma düzenlendi. Deniz Kuvvetleri envanterindeki AH-1W taarruz helikopterleri havadan baskı kurarken, Sualtı Taarruz (SAT) timleri atak botlarıyla adaya intikal etti. Yaralı askerin tahliyesi ve adadaki sancağa Türk bayrağının çekilmesiyle ada kontrol altına alındı. Bir diğer safhada ise helikopterden halatla gemiye inen SAT personeli bayrak açtı.

Tatbikat alanında yerli ve milli mühimmat şov yaşandı. Dalaman’dan havalanan Bayraktar TB2 SİHA’dan MAM-C, AKSUNGUR SİHA’dan ise MAM-T mühimmatı atılarak hedefler imha edildi. Ayrıca Bayraktar KALKAN DİHA ve FPV dron gösterimleri sahadaki imkan ve kabiliyetleri ortaya koydu.

“İnsanlı ve İnsansız Sistemleri Birlikte Kullanıyoruz”

Tatbikatın ardından değerlendirmelerde bulunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetlerinin son iki yılda 20 ulusal ve 68 uluslararası olmak üzere toplam 88 tatbikat icra ettiğini belirtti. Türk deniz unsurlarının Mavi Vatan’da hak ve menfaatleri korurken Karadeniz, Somali, Libya, Katar ve Senegal deniz sahasındaki görevlerini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Bayraktaroğlu, şu hususların altını çizdi:

“Bu tatbikata asıl olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığından, destek olarak ise Kara, Hava ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarından toplam 14 bin personel katılmıştır. 100 yüzer unsur ve 50 hava vasıtasının katılımıyla sergilenen yüksek performans, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ulaştığı seviyeyi bir kez daha ortaya koymuştur. Tatbikat kapsamında siber yetenekler ve yapay zeka destekli programlar etkin olarak kullanılmıştır. Fiili silah atışları ile Suüstü Harekatı, Denizaltı Savunma Harekatı, Mayın Karşı Tedbirleri Harekatı ve Amfibi Harekatı eğitimleri icra edilmiştir.”

Geleceğin muharebe konseptine değinen Orgeneral Bayraktaroğlu, insansız sistemlerin önemine dikkat çekerek, “Şimdi denizlerimizde insanlı ve insansız sistemleri birlikte kullanıyoruz. Dikey iniş kalkış kabiliyeti olan İHA’lar, kamikaze İDA’lar ile insansız su altı araçları geleceğin muharebe ortamında katma değeri yüksek yetenekler olarak yerini alacaktır. Türkiye’nin bu kapsamda yürüttüğü çalışmalarda beş yılda beş milyon, on yılda ise on milyon İHA üretilmesi hedeflenmektedir. Savunma sanayimizin üretim kapasitesi bu hedefi karşılayabilecek düzeydedir” dedi.

Milli Projelerle Mavi Vatan’da Yeni Dönem

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ise konuşmasında gelecekteki harekat konseptinin insanlı ve insansız sistemlerin birbirini besleyecek yapıda kurgulandığını ifade etti. Tatlıoğlu, tasarım ve inşa süreçleri devam eden stratejik projelere ilişkin şunları söyledi:

“Hava savunma harbi muhribimiz Kocatepe, Milli Denizaltı Atılay ve Milli Uçak Gemisi projelerimizin hayata geçirilmesiyle Deniz Kuvvetlerimiz, Mavi Vatan’da ve ötesinde ana vatanı denizlerden gelebilecek her türlü tehdide karşı koruma imkan ve kabiliyetlerini çok daha ileriye taşıyacaktır. Dünyada aynı anda en fazla sayıda savaş gemisini milli imkanlarla tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştiren ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz.”

Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri, tatbikata katılan tüm yüzer ve uçar unsurların TCG Anadolu gemisini selamladığı geçit töreni ile sona erdi.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı, yalnızca rutin bir askeri eğitim olmanın ötesinde, Türk Deniz Kuvvetleri’nin doktrinel dönüşümünü sahadaki somut verilerle kanıtlamıştır. TCG Anadolu gibi çok maksatlı amfibi hücum gemisinden dikey kalkış yapabilen İHA’ların konuşlandırılması ve kamikaze insansız deniz araçlarının (KİDA) canlı mühimmatla hedef imha etmesi, Mavi Vatan savunmasında ‘hibrit harp’ döneminin resmen başladığını gösteriyor. Doğu Akdeniz ve Ege’deki jeopolitik güç dengeleri göz önüne alındığında; yerli ve milli imkanlarla geliştirilen siber, yapay zeka ve insansız sistemlerin bu ölçekte entegre edilmesi, Türkiye’nin denizlerdeki caydırıcılık kapasitesini üst bir seviyeye taşımıştır.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı ne zaman ve hangi bölgelerde gerçekleştirildi?

Tatbikat, 20-25 Eylül 2026 tarihleri arasında Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz olmak üzere Türkiye’nin üç tarafındaki denizlerde icra edildi.

Soru: Tatbikata kaç personel ve askeri araç katılım sağladı?

Tatbikatta Deniz Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlıkları ile kamu kurumlarından toplam 14 bin personel, 100 yüzer unsur ve 50 hava vasıtası görev aldı.

Soru: Tatbikatta ilk kez kullanılan yeni yerli teknolojiler nelerdir?

BAYKAR üretimi Dikey İnsansız Hava Aracı (DİHA) ilk kez TCG Anadolu’dan dikey kalkış yaptı. MKE tarafından geliştirilen PİRANA Kamikaze İnsansız Deniz Aracı (KİDA) ise su üstü hedefini başarıyla imha etti.

Kaynak / Ajans: Haberturk

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Haberturk
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 25.09.2026 13:05 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

İran Dışişleri Bakanı, İngiltere’ye İsrail’in İşgali İçin Hesap Verilmesi Gerektiğini Diletti

İran Dışişleri Bakanı Erakçi, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ile yapılan görüşmede İsrail’in işgal rejiminin sürdürülmesinde İngiltere’nin ve bazı Avrupa ülkelerinin oynadığı rolü kınayarak, "hüküm...

İran Dışişleri Bakanı,

İran Dışişleri Bakanı Erakçi, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ile yapılan görüşmede İsrail’in işgal rejiminin sürdürülmesinde İngiltere’nin ve bazı Avrupa ülkelerinin oynadığı rolü kınayarak, “hüküm süresince hesap verilmeli” dedi.

İstanbul’dan Londra’ya uzanan diplomatik yolculukta Erakçi, “İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırılarını destekleyen silah ve siyasi desteğin, bölgenin istikrarını zedelediğini” belirterek, İngiltere’nin uluslararası sözleşmelere uyması gerektiğini vurguladı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Erakçi, İngiltere ve bazı Avrupa ülkelerinin İsrail’e devam eden desteklerini “işgalci rejimin sürdürülmesinde” suçlu olarak nitelendirdi.
  • Resmi Veri / Açıklama: Erakçi, ABD ve İsrail’in “avrupa devletlerinin desteğiyle” gerçekleştirilen saldırıların bölgeye büyük zarar verdiğini söyledi.
  • Süreç / Sonraki Adım: Erakçi, İngiltere’nin soykırım ve savaş suçlarından yargılanma yükümlülüğünü vurgulayarak, diplomatik şokun devam edeceğini belirtti.

İsrail’in İşgal Politikası ve Avrupa’nın Rolü

İran Dışişleri Bakanı, İngiltere'ye İsrail'in İşgali İçin Hesap Verilmesi Gerektiğini Diletti
İran Dışişleri Bakanı, İngiltere'ye İsrail'in İşgali İçin Hesap Verilmesi Gerektiğini Diletti

Erakçi, İstanbul’dan Londra’ya yaptığı yolculuk sırasında İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ile yapılan görüşmede, İsrail’in Filistin halkına karşı yürüttüğü işgal rejiminin sürdürülmesinde İngiltere’nin ve bazı Avrupa ülkelerinin oynadığı rolü kınadı. Bakan, “İsrail’in saldırganlıklarına karşı uluslararası hukukun ve insan haklarının savunulması, tüm devletlerin ortak sorumluluğunda” olduğunu belirtti.

Görüşmede, İngiltere’nin İsrail’e sağladığı silah ve siyasi desteğin, bölgedeki istikrarı zedelediği ve Filistin halkının meşru haklarını engellediği vurgulandı. Erakçi, “İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri, İsrail’in işgal rejiminin sürdürülmesinde aktif rol oynayarak, bölgenin barış çabalarına zarar veriyor” diyerek, bu desteğin devamının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

İran’ın Barışçıl Nükleer Programı ve Uluslararası Sorumluluklar

İran, barışçıl nükleer programıyla ilgili sorunların çözümünde diplomasiye odaklanırken, Erakçi, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın ABD’nin tetik mekanizması konusundaki yasadışı eylemlerini takip etmeleri gerektiğini belirtti. Bakan, “ABD ile İsrail’in İran’ın barışçıl nükleer tesislerine yönelik askeri saldırganlığına karşı kararlı bir duruş sergilememesi, uluslararası hukukun çöküşüne yol açıyor” diyerek, Avrupa’nın bu konuda harekete geçmesini talep etti.

Erakçi, Filistin sorununun çağdaş dünyanın en büyük insani ve ahlaki krizini temsil ettiğini söyleyerek, tüm ülkelerin Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkını destekleme sorumluluğuna dikkat çekti. Bakan, “İsrail’in Lübnan, Suriye ve diğer bölge ülkelerine yönelik saldırganlıkları, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı düzeyinde koordinasyonun güçlendirilmesini gerektiriyor” dedi.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Erakçi’nin sözleri, İran’ın Orta Doğu politikasında yeni bir döneme işaret ediyor. Gerekli diplomatik baskıyı artırmak, hem İsrail’in hem de ABD’nin Orta Doğu stratejilerini yeniden şekillendirebilir. İngiltere’nin bu alandaki tutumu, Avrupa Birliği içindeki bölgesel güç dengelerinde bir kırılma yaratabilir. Ayrıca, barışçıl nükleer programının güvenliği konusunda ABD ile İsrail’in tutarsız davranışları, uluslararası toplumun güvenlik konusundaki güvenini sarsıyor. Bu gelişmeler, bölgesel istikrarın sürdürülmesi için çok daha etkili bir çok taraflı çabanın gerekliliğini ortaya koyuyor.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Erakçi’nin bu açıklamaları, İngiltere’nin dış politika gündemini nasıl etkileyebilir?

İngiltere’nin İsrail’e verdiği destek, uluslararası baskı altında kalabilir. Bu durum, İngiltere’nin Orta Doğu’da nüfuzunu yeniden değerlendirmesine yol açabilir.

Soru: İlgili süreç bundan sonra nasıl işleyecek?

İran, diplomatik kanalları güçlendirerek, İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleriyle yeni görüşmeler başlatacak. Aynı zamanda, uluslararası hukuk çerçevesinde İsrail’e karşı yaptırımlar gündeme getirilebilir.

Kaynak / Ajans: Aa

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Aa
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 25.09.2026 13:04 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Netanyahu’nun Erdoğan’a Sözleri Türkiye’de Sert Tepkileri Çekti

Ne: İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirel açıklamalarda bulundu; Nerede: açıklamalar Tel Aviv'de bir basın toplantısında yapıldı; Ne Zaman: 24...

Netanyahu'nun Erdoğan'a Sözleri

Ne: İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirel açıklamalarda bulundu; Nerede: açıklamalar Tel Aviv’de bir basın toplantısında yapıldı; Ne Zaman: 24 Eylül 2026 akşamı; Neden: Orta Doğu güvenlik politikaları ve bölgesel işbirliği konularındaki görüş ayrılıkları; Nasıl: Netanyahu, Erdoğan’ı bölgedeki istikrarsızlıkların sorumlusu konumuna getirdi; Kim: İsrail hükümeti, Türkiye Dışişleri Bakanlığı ve Aydın ilinin yerel yetkilileri bu gelişmeye yanıt verdi.

Türkiye’nin tepkisi, diplomatik bir çerçevede sert bir üslupla dile getirildi; Ankara, Netanyahu’nun sözlerini “gerçek dışı ve provokatif” olarak nitelendirerek, iki ülke arasındaki diplomatik diyaloğun zarar görmesini önlemek için acil bir açıklama talep etti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Netanyahu’nun Erdoğan’a yönelik eleştirileri, Türkiye’nin dış politika gündeminde yeni bir gerilim dalgası yarattı.
  • Resmi Veri / Açıklama: Türkiye Dışişleri Bakanlığı, açıklamayı “tamamen kabul edilemez” ve “İsrail’in sorumluluklarını göz ardı ettiği” şeklinde değerlendirdi.
  • Süreç / Sonraki Adım: İki tarafın da diplomatik kanallar üzerinden açıklamaları netleştirmesi ve olası bir ortak açıklama hazırlaması bekleniyor.

Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi

Netanyahu’nun sözleri, İsrail’in Orta Doğu güvenlik stratejileri kapsamında, Türkiye’nin bölgesel politikalarını eleştirmeye yönelik bir çaba olarak görülüyor. Basın toplantısında, Netanyahu, “Türkiye’nin bölgedeki eylemleri, barış çabalarını zora sokuyor” diyerek, Erdoğan’ın tutumunu doğrudan sorguladı. Bu ifade, özellikle Aydın’ın kıyı şehirlerinde yaşayan ve turizm ile denizcilik sektörlerine bağlı vatandaşlar arasında endişe yarattı.

Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları

Aydın Valiliği, “Türkiye’nin uluslararası alanda saygın bir konumu var ve bu tür provokatif söylemlere tolerans gösterilemez” diyerek, yerel yönetimin de bu konuda hassasiyet gösterdiğini belirtti. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, “İsrail’in bu tarz açıklamaları, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri zedeleyebilir” şeklinde bir basın açıklaması yaptı. İsrail Büyükelçiliği ise, Netanyahu’nun sözlerinin kişisel görüş olduğunu, resmi devlet politikasıyla bağdaşmadığını savundu.

Bölgesel ve Sektörel Yansımalar

Uzmanlar, bu sözlerin özellikle Aydın ve çevresindeki liman şehirlerinde ticari rotaların yeniden gözden geçirilmesine yol açabileceğini öngörüyor. Turizm sektöründeki temsilciler, iki ülke arasındaki gerilimin, Aydın’ın yabancı turist akışını olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıda bulundu. Ayrıca, deniz ticareti ve balıkçılık faaliyetlerinde de potansiyel risklerin artacağı belirtiliyor.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Netanyahu’nun bu açıklamaları, İsrail’in bölgedeki stratejik hamlelerini yeniden şekillendirme çabasının bir parçası olarak okunmalı. Ankara’nın sert tepkisi ise, Türkiye’nin dış politikada bağımsız bir çizgi izleme kararlılığını pekiştiriyor. Aydın gibi sınırdaş illerin ekonomik hassasiyeti, bu diplomatik gerilimin yerel düzeyde de yankı bulmasını sağlıyor. Önümüzdeki haftalarda, iki ülkenin dışişleri bakanlıkları arasında kapalı kapılar ardında yürütülecek görüşmeler, gerilimin yumuşatılması ya da daha da derinleşmesi yönünde belirleyici olacak.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Netanyahu’nun Erdoğan’a yönelik eleştirileri hangi bağlamda yapıldı?

Netanyahu, Orta Doğu güvenlik politikaları ve bölgesel işbirliği konularında Türkiye’nin tutumunu eleştirerek, bölgedeki istikrarı tehdit ettiğini savundu.

Soru: Türkiye bu açıklamalara nasıl yanıt verdi?

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, sözleri “gerçek dışı ve provokatif” olarak nitelendirerek, iki ülke arasındaki diplomatik diyaloğun korunması gerektiğini vurguladı.

Kaynak / Ajans: News.google

📰
Haber Kaynağı / Ajans: News.google
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 25.09.2026 12:48 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.