Ne: Kaos GL Derneği yönetim ve denetim kurulu üyelerinden 21’i, “müstehcenlik” ve “Dernekler Kanunu’na muhalefet” suçlamalarıyla gözaltına alındı; dernek ofisinde kapsamlı bir arama yapıldı.
Kim, Nerede, Ne Zaman, Neden, Nasıl: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu tarafından 12 Eylül 2026’da başlatılan soruşturma, İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin gibi 15 ilde eş zamanlı operasyonlarla devam etti; internet siteleri ve sosyal medya hesaplarındaki içerikler “çocukların erişimine açık” gerekçesiyle incelendi.
- Kritik Gelişme: 26 kişi hakkında arama, el koyma ve dijital inceleme kararı verilirken 21 kişi gözaltına alındı.
- Resmi Veri / Açıklama: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu, TCK 226. madde kapsamında soruşturma yürüttüğünü duyurdu.
- Süreç / Sonraki Adım: Derneklerin internet sitelerine erişim engeli getirildi; 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye adli işlem uygulanıyor.
Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi

İstanbul ve Ankara’da düzenlenen baskınlarda Kaos GL’nin yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ve 10’dan fazla LGBTİ+ aktivist evlerine girildi. Operasyon sırasında ofis odaları, arşiv odaları ve veri merkezleri detaylı bir şekilde incelendi. Resmi karar metninde, şüphelilerin masaüstü ve dizüstü bilgisayarları, cep telefonları, tabletleri, taşınabilir bellekleri, CD ve DVD’leri gibi dijital materyallerin incelenmesine izin verildiği belirtildi. Dernek, gözaltına alınanların kimliklerini ve gözaltı süresini kamuoyuyla paylaşmadı ancak, gözaltıların 48 saat içinde savcılığa teslim edileceği bildirildi.
Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları
Kaos GL, gözaltıların hukuka aykırı olduğunu ve içeriklerin ne olduğunun kamuoyuna açıklanmadığını savunarak, “çocukların gözüne çarpması” iddiasının spekülasyona dayandığını vurguladı. Dernek yetkilileri, internet sitesinde yer alan görsellerin ve metinlerin tamamen yetişkinlere yönelik olduğunu, ancak bu içeriklerin “çocukların erişimine açık” olduğu iddiasının kanıtlanmadığını belirtti. Ayrıca, Dernekler Kanunu’na muhalefet kapsamında da inceleme yapılmasını talep eden savcılık, derneğin sivil toplum faaliyetlerini bir araç olarak kullandığını ileri sürdü.
İfade Özgürlüğü Derneği ise, Kaos GL, Lambdaİstanbul, HEVİ LGBTİ+, Pembe Hayat, Genç LGBTİ+, Kırmızı Şemsiye, ÜniKuir, Mersin 7 Renk ve Muamma LGBTİ+ derneklerinin web sitelerinin ve sosyal medya hesaplarının, İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi ile Mersin 4. Sulh Ceza Mahkemesi kararlarıyla erişime engellendiğini duyurdu. Bu kararlar, internet üzerindeki içeriklerin denetim mekanizmasının geniş bir çerçevede uygulanmaya başladığını gösteriyor.
Bölgesel ve Sektörel Yansımalar
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 13 Eylül açıklamasında, “Ailem Güvende” operasyonunun 5 il merkezli ve toplam 15 ili kapsayan bir çalışma olduğunu, 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlemlerin gerçekleştirildiğini açıkladı. Gürlek, soruşturmaların mali boyutuna da değinerek, MASAK incelemelerinde bazı LGBTİ+ derneklerine yurt dışı kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığını tespit ettiklerini belirtti. Bu açıklama, derneklerin finansal şeffaflığı ve yabancı destek konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Bu operasyon, Türkiye’de LGBTİ+ hakları hareketinin tarihindeki en geniş çaplı devlet müdahalesi olarak kayda geçti. Soruşturmanın temelinde, dijital içeriklerin “çocukların erişimine açık” olduğu iddiası yer alıyor; ancak içeriklerin somut örnekleri hâlâ açıklanmadı. Bu durum, hem ifade özgürlüğü hem de mahremiyet hakları açısından kritik bir tartışma zemini oluşturuyor. Operasyonun aynı anda 15 ilde yürütülmesi, devletin LGBTİ+ sivil toplum kuruluşlarına yönelik koordineli bir baskı stratejisi izlediğini gösteriyor. Gelecek haftalarda, mahkeme kararları ve uluslararası insan hakları gözlemcilerinin raporları, bu sürecin yasal dayanaklarını ve toplumsal etkilerini netleştirecek.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Kaos GL’ye yönelik operasyonun yasal dayanağı nedir?
Operasyon, Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi kapsamında “müstehcenlik” suçu ve Dernekler Kanunu’na muhalefet gerekçesiyle yürütülüyor; ayrıca Bilişim Suçları Bürosu’nun dijital delil toplama yetkisi de kullanıldı.
Soru: Gözaltına alınan kişilerin durumu nasıl olacak?
Şu ana kadar gözaltı süresi 48 saat içinde savcılığa teslim edilmek zorunda; bu süreçte tutuklama kararının alınması ya da serbest bırakılması savcılık kararına bağlı.
Kaynak / Ajans: Bbc
