ANKARA – Kore Kültür Merkezi’nin yönetimine yeni atanan Müdür Park, Türkiye’deki görev dönemi boyunca geleneksel tanıtım kalıplarının dışına çıkarak doğrudan “katılım” ve “bireysel deneyim” temelli bir kültürel diplomasi mimarisi inşa etmeyi hedeflediğini kaydetti. Ankara’da diplomatik ve kültürel temaslarını sürdüren Park, Güney Kore’de yayımlanan 2025 Ulusal İmaj Araştırması Raporu sonuçlarının da altını çizerek, Türk kamuoyunun Kore kültürüne ve geleneksel mirasına yönelik ilgisini somut alan uygulamalarıyla derinleştirmeyi planladıklarını ilan etti.
Girişimlerinin merkezine iki toplumun temas noktalarını koyan Müdür Park; Türk insanının Kore kültürünü yalnızca izleyen değil, bizzat işiten, tadan ve yaşayan bir konumda yer alması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye ile Güney Kore arasındaki köklü dostluğun yalnızca tarihsel bir bağ olarak kalmaması gerektiğini ifade eden Park, kültürel diplomasinin saha etkinlikleriyle eş zamanlı yürütülmesinin stratejik önem taşıdığını vurguladı.
- Kritik Gelişme: Kore Kültür Merkezi Yeni Müdürü Park, Türkiye’de pasif izlemeye değil, doğrudan dokunmaya ve tatmaya dayalı interaktif kültürel diplomasi dönemini başlattı.
- Resmi Veri / Açıklama: 2025 Ulusal İmaj Araştırması Raporu’na göre Türkiye’de Kore kültür içerikleri ile geleneksel mirasının en çok karşılaşılan ve ilgi gören alanlar olduğu altı çizildi.
- Süreç / Sonraki Adım: 2027 yılında kutlanacak diplomatik ilişkilerin 70. yıl dönümü için Kore Ulusal Opera Topluluğu gösterileri ve Kore Film Haftası kapsayıcı etkinliklerle sahaya yansıyacak.
Mutfak Diplomasisinden Dünya Mirasına: Kültürlerarası Yeni Bir Sinerji
Yeni dönem projelerinin detaylarını paylaşan Park, Türk ve Kore mutfak kültürlerinin ortak bir platformda buluşturulması hedefini masaya yatırdı. Türkiye’deki ulusal yayın kuruluşlarıyla ortak projeler geliştirmeyi hedeflediğini aktaran Park, Kore mutfağı ile Türk mutfağının zenginliklerini aynı ekranda harmanlayan özel bir televizyon programı hazırlığı içerisinde olduklarını dile getirdi. İki köklü mutfağın bir araya gelmesiyle ortaya çıkacak sentezin, disiplinlerarası yeni bir sanat ve yaşam biçimi doğurabileceği kaydedildi.
Gelecek yıl İstanbul’un ev sahipliği yapması planlanan Dünya Mirası Komitesi toplantılarının uluslararası diplomaside kritik bir eşik olacağına dikkati çeken Park, bu süreçte Güney Kore kültür, sanat ve akademi dünyasından çok sayıda seçkin ismin Türkiye’ye çıkarma yapacağını belirtti. Bu tür küresel organizasyonların iki ülke arasındaki sanat dolaşımını ivmelendireceği ve ikili ilişkileri üst seviyeye taşıyacağı yönündeki beklenti belgelerle ve somut takvimlerle ortaya kondu.
Ankara’dan Kapadokya’ya Bin Yıllık Kültürel Paralellikler
Türkiye’deki görevinin ilk günlerinden itibaren sahada gerçekleştirdiği incelemelere değinen Park, Türk ve Kore toplumlarının günlük yaşam alışkanlıklarındaki şaşırtıcı benzerlikleri bizzat gözlemlediğini aktardı. Ankara’nın Ulus semtindeki tarihi bir hamamı ziyaret ettiğini belirten Park, Türk hamam kültürü ile Güney Kore’deki geleneksel “jjimjilbang” (sosyal yıkanma ve dinlenme alanı) kültürü arasındaki birebir örtüşmenin kendisini etkilediğini ifade etti.
Yaşam alanlarına girerken ayakkabıların çıkarılması geleneğinin her iki toplumda da hürmet ve nezaket sembolü olarak korunmasının altı çizildi. Ankara Kalesi ve çevresindeki tarihi yerleşim alanlarını incelediğini kaydeden Park, buradaki taş mimari, ahşap karkas ve kiremit çatı yapısının Güney Kore’deki tarihi Bukchon Hanok Köyü evleriyle mimari nitelik bakımından büyük benzerlik taşıdığını vurguladı. Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin zenginliğinden derinden etkilendiğini belirten Koreli diplomat; İstanbul, Kapadokya ve Ankara hattının Kore halkı için vazgeçilmez birer çekim merkezi olduğunu kaydetti.
Toplumsal Dokudaki Ortak İpucu: ‘Jeong’ Kültürü ve Türk Misafirperverliği
Sosyolojik boyutta iki ülke insanı arasındaki duygusal bağları analiz eden Park, Türkiye’deki insan ilişkilerinin kendisine ülkesindeki “jeong” (derin samimiyet, sıcaklık ve karşılıksız bağlılık) kavramını hatırlattığını dile getirdi. Toplu taşıma araçlarında gençlerin yaşlı bireylere yer vermesi, işletmelerde müşterilerin adeta aileden biri gibi ağırlanması ve mahalle kültüründeki sıcak selamlaşmaların toplumsal dokudaki ortak değerleri somutlaştırdığı kaydedildi.
Sofrada yemeğin cömertçe paylaşılması ve büyüklere duyulan hürmetin her iki ülkede de temel ahlaki sütun olduğunu belirten Park, “Kültür, gönülleri birbirine bağlayan en güçlü köprüdür. Güney Kore ve Türkiye’nin dostluk bağlarını sağlamlaştırmak adına sahada aktif olarak çalışacağız” değerlendirmesinde bulundu.
2027 Hedefi: Diplomatik İlişkilerin 70. Yılına Özel Etkinlik Takvimi
İki ülke arasındaki resmi diplomatik ilişkilerin kurulmasının 70. yıl dönümü olan 2027 yılına özel bir parantez açan Park, bu yılın şanına yakışır kapsamlı bir kültür takvimi hazırladıklarını bildirdi. Kültür diplomasisinin yalnızca protokol ziyaretlerinden ibaret kalmaması gerektiğini, halkın doğrudan katılacağı şölen havasında geçmesi gerektiğini belirten Park, planlanan projeleri şu başlıklarla özetledi:
- Kore Ulusal Opera Topluluğu Gösterisi: Seul’ün dünyaca ünlü opera sanatçılarının katılımıyla Türkiye’nin büyük sahne ve opera binalarında özel temsil dizisi.
- Özel Kore Film Haftası: Hem klasik Kore sinemasından hem de çağdaş festival filmlerinden oluşan seçkilerin Türkiye genelindeki sinemaseverlerle buluşturulması.
- Geleneksel Sanatlar Sergisi: Kore’nin el sanatları, kaligrafi ve seramik ustalarının eserlerinin sergileneceği interaktif atölye çalışmaları.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Güney Kore’nin küresel ölçekte başarıyla uyguladığı ‘Hallyu’ (Kore Dalgası) stratejisi, yeni dönemde Türkiye’de biçim değiştiriyor. Yalnızca K-Pop veya dizi ihracatı gibi dijital tüketim nesneleriyle yetinmeyen Seul yönetimi; Kore Kültür Merkezi Müdürü Park’ın hamlelerinden de anlaşılacağı üzere doğrudan doğruya ‘deneyim odaklı’ ve ‘çift taraflı’ bir kültürel entegrasyonu hedefliyor. Türk hamamı ile jjimjilbang, Ankara kalesi evleri ile Hanok mimarisi arasındaki benzeşmelerin öne çıkarılması, stratejik olarak Kore kültürünün Türk kamuoyunda ‘yabancı’ değil ‘akraba’ bir kültür olarak konumlandırılması çabasıdır. 2027 yılındaki 70. yıl dönümü hedefleri ise savunma sanayii ve ticarette ivme kazanan ikili ilişkilerin alt yapısını kültürel diplomasiyle sağlamlaştırma gayesini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Kore Kültür Merkezi’nin yeni dönemdeki temel stratejisi nedir?
Yeni Müdür Park liderliğindeki temel strateji, pasif sergi veya gösterilerin ötesine geçerek Türk toplumunun Kore kültürünü görerek, tadarak ve bizzat katılarak tecrübe edebileceği etkileşimli ve deneyim odaklı programlar düzenlemektir.
Soru: 2027 yılında Güney Kore ve Türkiye ilişkilerinde hangi özel takvim işleyecek?
2027 yılı iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 70. yıl dönümüdür. Bu kapsamda Kore Ulusal Opera Topluluğu’nun özel performansları, kapsamlı Kore Film Haftası ve geleneksel sanat sergileri düzenlenecektir.
Soru: Kore Kültür Merkezi Müdürü Park hangi kültürel benzerliklere dikkat çekti?
Park; Türk hamamı ile Kore’nin jjimjilbang kültürünün, eve girerken ayakkabı çıkarma geleneğinin, Ankara Kalesi evleri ile Bukchon Hanok Köyü mimarisinin ve Türk misafirperverliği ile Kore’deki ‘jeong’ anlayışının birebir benzeştiğini kaydetti.
Kaynak / Ajans: Aa

