İstanbul’da düzenlenen Avrupa Sismoloji Komisyonu (ESC) 40. Genel Kurulu ve ESC2026 Avrupa Sismoloji Kongresi, dünya genelinden 60 ülkeden bine yakın bilim insanı ve uzmanı bir araya getirirken; Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Pehlivan, Türkiye’nin sismik gözlem kapasitesindeki stratejik seviyeyi kamuoyuyla paylaştı. Türkiye genelinde faal olarak hizmet veren deprem izleme istasyonu sayısının 1104’e ulaştığı açıklanırken, bu kapasitenin Avrupa kıtasındaki en büyük ve geniş deprem gözlem ağı olduğu resmi olarak kayda geçti.
İstanbul’un 2014 yılındaki 34. Genel Kurul’un ardından ikinci kez ev sahipliği yaptığı dev organizasyonda, afetlerin uluslararası sınır tanımadığı ve deprem risklerinin azaltılmasında küresel bilimsel iş birliklerinin şart olduğu vurgulandı. Cuma gününe kadar devam edecek kongre kapsamında 800 civarında bilimsel bildirinin sunulacağı ve organizasyon sonunda uluslararası nitelikte ortak bir sonuç bildirgesi yayımlanacağı altı çizilerek duyuruldu.
- Kritik Gelişme: Türkiye genelindeki deprem izleme istasyonu sayısı 1104’e ulaşarak Avrupa’nın en yüksek kapasiteli gözlem ağı konumuna yükseldi.
- Resmi Veri / Açıklama: AFAD Başkanı Pehlivan, İstanbul’da başlayan ESC2026 Kongresi’nde 60 ülkeden bine yakın katılımcının 800 bildiri sunacağını ilan etti.
- Süreç / Sonraki Adım: Kongre süresince ele alınan bilimsel veriler ve ürün çıktısı çözümler, dirençli kentlerin inşası için uluslararası ortak deklarasyona dönüştürülecek.
1104 İstasyonla Kıtanın En Büyük Sismik İzleme Ağı
İstanbul’da bilim dünyasını bir araya getiren küresel zirvede konuşan AFAD Başkanı Pehlivan, Türkiye’nin bir afet ülkesi olduğu gerçeğinden hareketle idari ve planlama süreçlerinin yanı sıra bilimsel altyapıya büyük yatırımlar yapıldığını ifade etti. 1999 Marmara Depremi’nin Türk afet yönetimi sisteminde tarihi bir dönüm noktası oluşturduğunu hatırlatan Pehlivan, Sayın Cumhurbaşkanı’nın başbakanlığı döneminde sergilenen vizyoner yaklaşımla AFAD’ın kurulduğunu ve afetle mücadelede paradigma değişimine gidildiğini vurguladı.
Afet yönetiminde geleneksel yara sarma anlayışı yerine risk azaltma odaklı Bütünleşik Afet Yönetimi modeline geçildiğini aktaran Pehlivan, bu sistemin afet öncesi hazırlık, risk tespiti ve azaltılması, kriz anında etkin müdahale ile afet sonrası iyileştirme aşamalarını kapsadığını kaydetti. Bilimsel altyapının güçlendirilmesi hedefiyle üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla sürdürülen stratejik ortaklıkların sahaya yansıdığını belirten Pehlivan, Türkiye genelinde kurulan 1104 deprem izleme istasyonu ile Avrupa’da birinci sıraya yerleşildiğini somut verilerle ortaya koydu.
60 Ülkeden 1000 Bilim İnsanı İstanbul’da Zirvede
Deprem bilimi alanında dünyanın önde gelen otoritelerini bir araya getiren ESC2026 Avrupa Sismoloji Kongresi, afetlerin küresel doğasını bir kez daha masaya yatırdı. AFAD Başkanı Pehlivan, fay hatlarının ve doğa olaylarının coğrafi sınır tanımadığını, bir bölgede meydana gelen yıkıcı depremin yapısal, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla küresel ölçekte sarsıntılar ürettiğini altı çizilerek aktardı.
Sayın İçişleri Bakanı’nın teşvik ve destekleriyle hayata geçirilen organizasyona akademisyenler, sismologlar, inşaat mühendisleri, ilgili kamu kurumları ve meslek kuruluşları yoğun katılım sağladı. Kongrede sunulacak 800 bildirinin, yalnızca teorik tartışmalarla sınırlı kalmayıp sektörel ve teknolojik ürün çıktılarıyla da katılımcılara sunulduğu kayda geçti. Doğa olaylarının insan ve yapı unsuru işin içine girdiğinde afete dönüştüğünü hatırlatan yetkililer, zararları en aza indirmenin tek yolunun riskleri zamanında tespit edip bertaraf etmek olduğunu belirttiler.
Teoriden Sahaya: Dirençli Kentler ve Yapı Güvenliği
Organizasyonun temel hedeflerinden birinin de elde edilen bilimsel verilerin kamu politikalarına ve kentsel dönüşüm süreçlerine aktarılması olduğu ifade edildi. Yapıların sağlamlaştırılması, altyapı ve üstyapısıyla afetlere karşı dirençli şehirlerin oluşturulması konuları oturumların ana gündem maddesini oluşturdu. Kongre boyunca elde edilen tespitlerin, önceki genel kurullarda olduğu gibi küresel ölçekte bağlayıcılığı ve yol göstericiliği bulunan ortak bir sonuç bildirgesiyle taçlandırılacağı açıklandı.
AFAD’ın bilimsel kurumlarla kurduğu entegrasyonun, kentsel risk haritalarının güncellenmesinde ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesinde hayati rol oynadığı belirtildi. Cuma gününe kadar sürecek olan oturumlarda, deprem gözlem ağlarından elde edilen verilerin sivil savunma ve şehir planlama süreçlerine nasıl daha etkin entegre edileceği detaylıca tahlil edilecek.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alan jeolojik yapısı, 1999 Marmara Depremi’nden bu yana afet yönetiminde müdahale merkezli yaklaşımdan risk odaklı sakınım stratejilerine geçilmesini zorunlu kılmıştır. İstanbul’da gerçekleştirilen Avrupa Sismoloji Kongresi’nde açıklanan 1104 deprem izleme istasyonu rakamı, yalnızca sayısal bir başarı değil, aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel sismik veri sağlayıcısı konumuna yükseldiğinin somut kanıtıdır. Avrupa’nın en geniş izleme ağına sahip olmak, ivme verilerinin ve mikro bölgeleme çalışmalarının milisaniyeler düzeyinde işlenmesine imkan tanımaktadır. Ancak bu devasa veri ağının toplumsal bir faydaya ve güvenliğe dönüşmesi, elde edilen sismik haritaların yerel yönetimler tarafından imar planlarına eksiksiz yansıtılmasına ve yapı stokunun dirençli hale getirilmesine bağlıdır. Bilimsel çıktılar sahayla buluştuğu müddetçe, atılan bu teknolojik adımlar şehirlerimizin deprem direncini doğrudan belirleyecektir.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Türkiye’deki deprem izleme istasyonu sayısı neye ulaştı ve Avrupa’daki konumu nedir?
Türkiye genelinde AFAD ve paydaş kurumlar bünyesinde işletilen deprem izleme istasyonu sayısı 1104’e ulaşmıştır. Bu sayı ile Türkiye, Avrupa’nın en yüksek kapasiteli ve en geniş deprem gözlem ağına sahip ülkesi konumundadır.
Soru: İstanbul’da düzenlenen Avrupa Sismoloji Kongresi’nin kapsamı nedir?
60 ülkeden bine yakın bilim insanının katıldığı kongrede yaklaşık 800 bilimsel bildiri sunulmaktadır. Kongre; dirençli şehirler oluşturulması, yapı güvenliği, risk azaltma ve uluslararası sismolojik iş birliği konularına odaklanmaktadır.
Soru: Bütünleşik Afet Yönetimi anlayışı neyi ifade etmektedir?
Bütünleşik Afet Yönetimi; yalnızca afet sonrası kriz müdahalesini değil, afet öncesinde risklerin tespiti ve azaltılması, hazırlık süreçleri, kriz anında etkin müdahale ve sonrasındaki bütüncül iyileştirme adımlarını kapsayan modern bir afet yönetimi modelidir.
Kaynak / Ajans: Trthaber
