Almanya’nın doğusunda yer alan Saksonya-Anhalt eyaletinde gerçekleştirilen parlamento seçimlerinde, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi sandık çıkış anketlerine göre yüzde 44,5 oy alarak birinci sıraya yerleşti. Kamu yayıncısı ARD’nin açıkladığı ilk verilere göre, eyaleti 2002 yılından bu yana yöneten muhafazakar Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yüzde 18,5’e gerileyerek tarihi bir oy kaybı yaşadı.
Seçim sonuçları, Federal Başbakan Friedrich Merz’in Berlin’deki siyasi geleceğini tartışmaya açarken, İkinci Dünya Savaşı sonrası modern Alman siyasi tarihinde ilk kez aşırı sağcı bir partinin eyalet düzeyinde hükümet kurma yetkisine bu denli yaklaşması ülkede yeni bir dönemin kapısını araladı. Oyların nihai dağılımı ve barajı aşamayan küçük partilerin durumu, AfD’nin tek başına iktidar olup olamayacağını belirleyecek.
- Kritik Gelişme: Aşırı sağcı AfD, oy oranını yüzde 20,8’den yüzde 44,5’e çıkararak Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinin açık ara galibi oldu.
- Resmi Veri / Açıklama: Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki CDU yüzde 18,5’e gerilerken, Merz’in halk desteği yüzde 13 ile tüm zamanların en düşük seviyesine indi.
- Süreç / Sonraki Adım: AfD’nin tek başına iktidarı, küçük partilerin yüzde 5 barajını aşıp aşamayacağına bağlı olarak netlik kazanacak.
Siyasi Dengeleri Sarsan Oy Dağılımı ve Koalisyon Senaryoları

Saksonya-Anhalt eyaletinde gerçekleşen parlamento seçimleri, sıradan bir bölgesel oylamanın çok ötesinde anlamlar taşıyor. 2021 yılındaki seçimlerde yüzde 20,8 oy alan AfD, bu seçimde desteğini ikiye katlayarak yüzde 44,5 seviyesine ulaştı. Partinin eş lideri Alice Weidel, elde edilen bu sonucu “tarihi” olarak nitelendirerek, seçmenin kendilerine hükümet kurmak için açık bir yetki verdiğini savundu. Weidel, hükümet kurma süreci için tüm partilerle görüşme gerçekleştireceklerini beyan etti.
Buna karşın, Başbakan Friedrich Merz’in partisi CDU cephesinde tam bir bozgun yaşanıyor. 2021 seçimlerinde yüzde 37,1 oy alarak birinci parti olan muhafazakarlar, bu kez yüzde 18,5’e çakıldı. Siyasi analistler, bu ağır yenilginin ardından federal düzeyde de muhafazakarlar arasında liderlik tartışmalarının başlayacağını ve Başbakan Merz’in koltuğunun sallantıda olduğunu belirtiyor. Nitekim seçimden hemen önce paylaşılan kamuoyu araştırmalarında, Merz’in başbakanlık performansından memnun olanların oranının yüzde 13’e kadar gerilediği somut verilerle ortaya konmuştu. Bu oran, Almanya’da görevdeki bir başbakan için ölçülen en düşük memnuniyet seviyesi olarak kayda geçti.
Doğu Almanya’da Yükselen Dalga ve Ulrich Siegmund Etkisi
Seçimlerin yapıldığı Saksonya-Anhalt, iki Almanya’nın birleşmesinden önce Doğu Almanya (DDR) sınırları içinde yer alan beş eyaletten biri. Yaklaşık 2 milyon 120 bin nüfusa sahip olan eyalet, ekonomik veya nüfussal açıdan ülkenin en büyük bölgelerinden biri olmasa da, siyasi eğilimleri belirleme noktasında kritik bir barometre vazifesi görüyor. CDU’nun eyalet başbakan adayı Sven Schulze’nin seçim öncesinde ifade ettiği “Bu oylama Almanya’nın gidişatını belirleyecek bir karar olacak” tespiti, sandıktan çıkan tabloyla doğrulanmış oldu.
AfD’nin bu eyaletteki yükselişinin arkasında, partinin 35 yaşındaki liste başı adayı Ulrich Siegmund yer alıyor. Siyasi rakipleri tarafından “popülist bir pazarlamacı” olarak nitelendirilen Siegmund, seçim kampanyasını “Güzel, eski, güvenli Almanyamı geri istiyorum” sloganı üzerine kurdu. 18 yaşında üye olduğu CDU’dan 2014 yılında ayrılarak AfD’ye geçen ve sosyal medyada “TikTok starı” olarak adlandırılan Siegmund, radikal söylemleriyle genç seçmen kitlesini konsolide etmeyi başardı. Siegmund’un seçim programında; eyalet yetki sınırlarını aşan vaatler, göçmen kökenlilerin sınır dışı edilmesi için özel bir görev gücü kurulması, okullarda ulusal değerlere odaklanan yeni bir tarih müfredatı uygulanması ve bebek sahibi olan Alman vatandaşlarına özel mali destek sağlanması gibi radikal maddeler yer alıyor.
Güvenlik Duvarı Çatırdıyor: Federal Düzeyde Büyük Endişe
Almanya’daki geleneksel demokratik partiler, 2013 yılında kurulan AfD ile bugüne kadar hiçbir şekilde işbirliği yapmayarak partinin etrafına sanal bir “güvenlik duvarı” (Brandmauer) örmüştü. Ancak Saksonya-Anhalt’taki bu ezici galibiyet, söz konusu izolasyon politikasının sürdürülebilirliğini ciddi şekilde zora soktu. Eyaletteki yerel AfD teşkilatının, Federal İç İstihbarat Servisi tarafından “anayasal düzene karşı faaliyet yürüten aşırı sağcı bir oluşum” olarak sınıflandırılmasına rağmen seçmenin neredeyse yarısının desteğini alması, toplumsal kutuplaşmanın ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.
Eyaletteki mevcut CDU, SPD ve FDP koalisyonunun tamamen erimesi, federal düzeydeki siyasi projeksiyonları da altüst etti. Son anketler, federal ölçekte de AfD’nin oy oranının yüzde 29’a yükseldiğini, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin ise yüzde 20’lere gerilediğini gösteriyor. Bu durum, özellikle göçmen kökenli nüfus ve aşırı sağ karşıtı sivil toplum örgütleri arasında derin bir endişeyle takip ediliyor. Siyasi gözlemciler, Saksonya-Anhalt’taki sonucun diğer eyaletlerdeki muhafazakar seçmenleri de AfD’ye yönelmeye teşvik edebileceğinin altını çiziyor.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Saksonya-Anhalt seçim sonuçları, Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra inşa edilen demokratik konsensüsün en büyük sınavıyla karşı karşıya olduğunu somut verilerle ortaya koydu. Federal düzeyde de yankı bulan bu tablo, ana akım partilerin uyguladığı ‘güvenlik duvarı’ (Brandmauer) stratejisinin tabanda karşılık bulmadığını gösteriyor. Ulrich Siegmund’un karizmatik ve popülist dijital iletişim stratejisi, özellikle genç seçmenler üzerinde etkili olurken, geleneksel siyasetin ekonomik durgunluk ve göç yönetimi konusundaki yetersizliği bu yükselişi hızlandırdı. Berlin’deki koalisyon ortaklarının erimesi ve Merz’in liderlik krizine girmesi, Almanya’nın sadece eyalet düzeyinde değil, federal ölçekte de derin bir yönetim krizine sürüklendiğinin işareti olarak kayda geçti.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: AfD’nin tek başına iktidar olması kesinleşti mi?
Hayır, henüz kesinleşmedi. AfD’nin tek başına iktidar olup olamayacağı, yüzde 5 baraj sınırında bulunan küçük partilerin meclise girip giremeyeceğine bağlıdır. Eğer küçük partiler barajı aşamazsa, AfD sandalye dağılımında salt çoğunluğu elde ederek tek başına hükümet kurabilir.
Soru: Federal Başbakan Friedrich Merz’in durumu ne olacak?
Eyaletteki tarihi oy kaybının ardından Merz’in parti liderliği ciddi şekilde tartışmaya açıldı. Kamuoyu memnuniyet oranı yüzde 13’e kadar gerileyen Merz’in, muhafazakar blok içindeki liderlik mücadelesini kaybederek başbakanlık adaylığından çekilmek zorunda kalabileceği belirtiliyor.
Soru: AfD’nin eyaletteki vaatleri nelerdir?
AfD’nin liste başı adayı Ulrich Siegmund; göçü durdurmayı, entegre olmayan yabancılar için sınır dışı görev gücü kurmayı, okullarda geleneksel ve ulusal değerlere dayalı müfredat uygulamayı, Ukrayna’ya yardımları kesip Rusya ile ilişkileri düzeltmeyi vadetmektedir.
Kaynak / Ajans: Bbc
