Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde düzenlenen ‘COP31’e Giderken Emek Dünyasının Ortak Gündemi’ toplantısında çalışma hayatının geleceğine dair temel ilkeleri açıkladı. Bakan Işıkhan, yeşil ve dijital dönüşümün istihdam piyasalarına getireceği etkileri yönetmek amacıyla hazırlanan ‘Ulusal Adil Geçiş Stratejisi’nin tanıtımının gelecek ay Mardin’de yapılacağını kamuoyuna duyurdu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kasım ayında Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinin iş gücü piyasaları açısından belirleyici bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Işıkhan, dönüşümün maliyetinin çalışanların omuzlarına yüklenmeyeceğinin altını çizdi. İklim krizine karşı alınan tedbirler ile yapay zeka, otomasyon ve döngüsel ekonomi gibi teknolojik atılımların iş yapış biçimlerini kökten değiştirdiğini belirten Işıkhan, devletin tüm mekanizmalarıyla emekçilerin yanında yer alacağını ve hiç kimsenin bu süreçte geride bırakılmayacağını kayda geçirdi.
- Kritik Gelişme: Yeşil ve dijital dönüşümün istihdam üzerindeki etkilerini hafifletmeyi hedefleyen ‘Ulusal Adil Geçiş Stratejisi’ önümüzdeki ay Mardin’de tanıtılacak.
- Resmi Veri / Açıklama: Bakan Işıkhan, dönüşüm sürecinde iş ve gelir kaybı risklerinin önlenmesi için İŞKUR ve Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun yeni mesleki standartlar ve eğitim programları geliştirdiğini bildirdi.
- Süreç / Sonraki Adım: Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde toplanacak COP31 zirvesi öncesinde sendikalar ve işveren örgütleriyle ortak akıl ve sosyal diyalog zemini güçlendirilecek.
COP31 Eşiğinde İstihdamın Yeni Yol Haritası ve Mardin Zirvesi
Küresel ölçekte artış gösteren aşırı hava olayları, biyoçeşitlilik kaybı ve iklim değişikliğiyle mücadele politikaları, sanayi ve iş gücü ekosistemini doğrudan etkiliyor. Bakan Vedat Işıkhan, ‘COP31’e Giderken Emek Dünyasının Ortak Gündemi’ başlıklı toplantıda yaptığı değerlendirmede, ekonomide yüksek karbon salımına ve yoğun kaynak kullanımına dayalı sektörlerin öncelikli bir dönüşüm baskısı altında olduğunu ifade etti. Bu kapsamda şekillendirilen politikaların sahadaki yansımalarının Mardin’deki tanıtım toplantısıyla somut bir programa bağlanacağı dile getirildi.
Mardin’de duyurulacak ‘Ulusal Adil Geçiş Stratejisi’ ile yeşil ve dijital adaptasyonun istihdam üzerindeki tesirlerinin önceden öngörülmesi hedefleniyor. Bakanlık koordinasyonunda yürütülen bu çalışma, çalışanların yeni teknik becerilerle donatılmasını ve dönüşümün getireceği ekonomik fırsatlardan toplumun tüm kesimlerinin adilane pay almasını amaçlıyor. Sürecin temel felsefesini ‘insan onurunun korunması ve sosyal adaletin pekiştirilmesi’ olarak özetleyen Işıkhan, geleneksel mesleklerin yerini alan yeni üretim modellerine geçişte devlet desteğinin kesintisiz süreceğini kaydetti.
Yeşil ve Dijital Dönüşümde İŞKUR ve Mesleki Yeterlilik Kurumu Rolü
Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde hazırlanan 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi’nin ana omurgalarından birini ‘İşgücü Piyasalarında Yeşil ve Dijital Dönüşüm ile Beceri Uyumunun Geliştirilmesi’ başlığı oluşturuyor. Bakan Işıkhan, otomasyon, elektrikli araç teknolojileri, yenilenebilir enerji ve yapay zeka gibi alanların yeni istihdam sahaları açtığına, ancak aynı zamanda mevcut çalışma koşullarını da dönüştürdüğüne işaret etti. Teknolojik imkanlara erişimi kısıtlı olan çalışanların ve intibak kapasitesi düşük işletmelerin korunması amacıyla kurumsal mekanizmaların devreye alındığı vurgulandı.
Bu bağlamda Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) aracılığıyla ‘yeşil işler’ ve yükselen meslek dallarına yönelik kapsamlı eğitimler tertipleniyor. Aynı paralelde Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK), dönüşümün gerektirdiği nitelikli iş gücü profilini tanımlamak üzere yeni meslek standartları oluşturuyor. Böylelikle risk grubunda bulunan çalışanların iş gücü piyasasından kopmasının önüne geçilmesi, iş ve gelir güvencesinin muhafaza edilmesi ve istihdamda sürdürülebilirliğin sağlanması hedefleniyor.
Sosyal Diyalog ve Çalışma Barışı: Hiç Kimseyi Geride Bırakmama İlkesi
Dönüşümün sadece ekonomik ya da teknik bir süreç olmadığına, derin sosyal sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, çalışma barışının muhafaza edilmesinde sendikaların ve işveren örgütlerinin üstlendiği role dikkat çekti. İstihdam politikalarının kapalı kapılar ardında değil, tüm sosyal tarafların katkısıyla şekillenebileceğini belirten Işıkhan, adil geçiş sürecinde istişare mekanizmalarının etkin biçimde işletileceğini bildirdi.
2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi’nin işçi ve işveren konfederasyonları, meslek kuruluşları ve akademi dünyasının ortak mesaisiyle hazırlandığı hatırlatıldı. Karar alma ve saha izleme süreçlerinde bu iş birliğinin devam edeceği, dönüşüm kaynaklı yüklerin çalışanların sırtına yüklenmesine müsaade edilmeyeceği ve Türkiye’nin refah standartları yüksek bir çalışma hayatı hedefi doğrultusunda ilerleyeceği masaya yatırıldı.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Bakan Işıkhan’ın açıklamaları, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde sanayi ve istihdam politikalarında yeni bir safhaya geçildiğini somut verilerle ortaya koyuyor. Özellikle ağır sanayi, enerji ve imalat sektörlerinde karbon salımını azaltmaya yönelik küresel regülasyonlar (örneğin Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması), Türkiye’deki üretim süreçlerinde hızlı bir kabuk değişimini zorunlu kılıyor. Gelecek ay Mardin’de kamuoyuna duyurulacak ‘Ulusal Adil Geçiş Stratejisi’, yalnızca bir istihdam programı değil, aynı zamanda bölgesel kalkınma farklılıklarını gidermeyi hedefleyen stratejik bir kalkan niteliğinde. Geleneksel üretim kollarında istihdam edilen milyonlarca vatandaşın teknolojik adaptasyonunu sağlamak, İŞKUR ve Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun eğitim kapasitesinin sahadaki reel sektör talepleriyle ne kadar örtüşeceğine bağlı olacak. Ankara kulislerinden yansıyan bilgiler, sendikaların bu süreçteki en büyük talebinin ‘gelir kaybı olmaksızın yeniden beceri kazandırma’ (reskilling) programları olduğunu, bakanlığın da ‘kimseyi geride bırakmama’ vurgusuyla sosyal diyalog masasını açık tutarak çalışma barışını güvenceye almayı amaçladığını işaret ediyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Ulusal Adil Geçiş Stratejisi nedir ve temel amacı neyi kapsıyor?
Yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinin emek piyasalarında yol açabileceği iş ve gelir kayıplarını asgari düzeye indirmeyi amaçlayan bir eylem planıdır. Çalışanların yeni nesil mesleki beceriler kazanmasını ve ortaya çıkacak istihdam imkanlarından toplumun tüm katmanlarının adil biçimde istifade etmesini sağlamayı hedefler.
Soru: Strateji belgesinin tanıtımı nerede ve ne zaman gerçekleştirilecek?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda titizlikle hazırlanan ‘Ulusal Adil Geçiş Stratejisi’nin lansmanı, gelecek ay Mardin’de düzenlenecek geniş katılımlı bir tanıtım toplantısıyla hayata geçirilecek.
Soru: Çalışanların yeni teknolojilere intibakı için hangi kurumlar devreye girecek?
Süreç kapsamında İŞKUR yeşil işlere ve geleceğin mesleklerine yönelik uygulamalı eğitimler planlarken, Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) ise değişen iş gücü taleplerine uygun yeni ulusal meslek standartlarını belirleyecek.
Kaynak / Ajans: Trthaber