Yayıncılık dünyası, yapay zekâ çağının getirdiği ontolojik sorgulamalardan tarihin tozlu sayfalarında kalmış tefrikalara, felsefenin temel sorularından toplumsal travmaları işleyen çağdaş kurmacalara uzanan zengin bir seçkiyle okurların karşısına çıktı. Can Yayınları, İş Bankası Kültür Yayınları, İletişim Yayınları, Yapı Kredi Yayınları, Doğan Kitap, Everest Yayınları, Alfa Yayınları, Kanon Kitap, Ati Yayınları ve Ketebe Çocuk etiketini taşıyan 10 yeni yapıt, edebiyat ve düşünce dünyasındaki güncel eğilimleri somut verilerle ortaya koydu.
Haftanın öne çıkan yayın listesinde; yapay zekâ teknolojilerinin okuma pratikleri üzerindeki dönüştürücü etkisini masaya yatıran Yekta Kopan’ın yeni deneme kitabından, Selim Nüzhet Gerçek’in 1922 yılı tefrikasından gün ışığına çıkarılan mistik polisiye metnine kadar geniş bir yelpaze yer alıyor. Farklı disiplinleri ve estetik yaklaşımları bir araya getiren bu eserler, hem çağdaş edebiyatın yönelimlerini hem de klasik anlatı mirasının güncel basımlar aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini gözler önüne seriyor.
- Kritik Gelişme: Yekta Kopan, Can Yayınları etiketiyle çıkan ‘Okudum da Ne Oldu?: Yapay Zekâ Çağında Okur Olmak’ adlı eserinde dijital çağın okuma alışkanlıklarını ve dikkat ekonomisini kapsamlı biçimde tahlil etti.
- Resmi Veri / Açıklama: Selim Nüzhet Gerçek’in 1922 yılında İleri gazetesinde ‘Ahmet Kâmil’ müstearıyla tefrika edilen mistik polisiye romanı ‘Meçhul Kuvvetlere Kurban’, İş Bankası Kültür Yayınları tarafından ilk kez yayımlanan ‘Habeşistan Hançeri’ hikâyesiyle birlikte raflara ulaştı.
- Süreç / Sonraki Adım: Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü sahibi Asta Olivia Nordenhof’un 159 kişinin öldüğü feribot faciasını kapitalizm ekseninde tartıştığı romanı ile Mustafa Orman ve Kerem Bakıcı’nın insan ruhunun derinliklerine inen yeni yapıtları edebiyat sahnesindeki yerini aldı.
Zihinsel Eşikler: Yapay Zekâ, Bilgi Felsefesi ve Metnin Geleceği


Okuma eyleminin mahiyeti, teknolojik dönüşümlerin hız kazandığı günümüzde en çok tartışılan kültürel başlıklardan biri haline geldi. Yekta Kopan, Can Yayınları tarafından basılan Okudum da Ne Oldu?: Yapay Zekâ Çağında Okur Olmak başlıklı kitabında, çocukluk hatıralarından başlayarak dijitalleşen dünyanın getirdiği gürültüye kadar okurluk serüvenini irdeliyor. Kopan; sesli kitaplar, çeviri meseleleri, yayıncılığın endüstriyel konumu ve dikkat ekonomisinin kuşatması altındaki bireyin kitapla kurduğu bağı tek taraflı hükümler vermeden, okurla birlikte sorgulayan bir üslupla tartışmaya açıyor.
Düşünce sahasındaki bir diğer köşe taşını ise Stephen Hetherington imzalı Epistemoloji Nedir? oluşturuyor. Alfa Yayınları etiketiyle okurla buluşan eser, bilginin kaynaklarını, sınırlarını ve inanç sistemleriyle olan bağını akademik derinliği koruyarak anlaşılır bir dille irdeliyor. Gündelik yaşamda tartışmasız doğru kabul edilen bilgilerin dahi felsefi zeminde nasıl sarsılabileceğini ortaya koyan Hetherington, epistemolojinin soyut bir kuram olmanın ötesinde varoluşsal bir pratik olduğunu somut gerekçelerle belgeliyor.
Edebi eleştiri alanında ise Özcan Temel’in Ati Yayınları’ndan çıkan Şiir Üzerine Yazılar adlı incelemesi, Türk şiirinin geleneksel köklerinden modern açılımlarına uzanan geniş bir hat çiziyor. Divan şiirinden halk edebiyatına ve günümüz şairlerine uzanan bu metin tahlilleri, şiirin sadece bir biçim değil, dilsel ve toplumsal bir hafıza alanı olduğunu vurguluyor.
Tarihin Aynasında Kurgu: Cinayetler, Hanedanlar ve Kayıp Zamanlar
Haftanın edebi seçkisi, geçmişin karanlıkta kalmış koridorlarına da güçlü bir ışık tutuyor. Türk basın tarihinin kıymetli simalarından Selim Nüzhet Gerçek’in 1922 yılında İleri gazetesinde Ahmet Kâmil müstearıyla yayımlanan romanı Meçhul Kuvvetlere Kurban, İş Bankası Kültür Yayınları tarafından titiz bir editoryal çalışmayla edebiyat kamusuna sunuldu. İstibdat devrinin baskıcı atmosferinde, Mısır mitolojisi ve Sobek heykelciğinin tekinsiz gölgesinde işlenen bir hafiye cinayetini merkeze alan eser; mantıksal soruşturma yöntemleriyle doğaüstü olaylar arasındaki gerilimi yetkinlikle yansıtıyor. Eserin bu baskısında yazarın gün yüzüne çıkmamış Habeşistan Hançeri adlı hikâyesi de yer alıyor.
Tarih yazımının ustası Reşad Ekrem Koçu’nun Harun El Reşid eseri ise Doğan Kitap aracılığıyla okurla buluşuyor. Zamanında Tercüman gazetesinde 106 bölüm halinde tefrika edilen bu kapsamlı monografi, İslam tarihinin altın çağı olarak anılan Abbasi dönemini, saray entrikalarını, Bermeki ailesinin yükseliş ve düşüşünü Koçu’nun canlı üslubuyla bir hayat panoraması olarak kayda geçiriyor.
Tarihsel anlatının kurmaca ile iç içe geçtiği bir diğer metin, Kanon Kitap tarafından basılan Bahadır Karasulu imzalı Hormisdas Uyurken oldu. Sasani sarayından kaçarak Roma imparatorluk başkentine sığınan Prens Hürmüz’ün bir kalıntı duvarında bulduğu kadim mücevher üzerinden çağlar aşan yolculuğunu konu alan roman; iktidar arzusu, sadakat ve zamanın aşındırıcı gücünü tarihsel mekânların ritmiyle harmanlıyor.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Yayıncılık piyasasının son yıllarda karşı karşıya kaldığı kâğıt maliyetleri ve daralan alım gücü baskısına rağmen, yayınevlerinin nitelikli edebiyat ve kuramsal eserlerde ısrarcı olması kültürel direncin sürdüğünü gösteriyor. Bu haftaki seçkide iki belirgin eğilim öne çıkıyor: Birincisi, dijitalleşme ve yapay zekâ tehdidine karşı ‘okur kalabilmenin’ felsefi savunusu; ikincisi ise Osmanlı ve erken cumhuriyet döneminin gazete sayfalarında unutulmuş tefrikalarının kurumsal yayınevlerince akademik titizlikle arşivden çıkarılmasıdır. Reşad Ekrem Koçu ve Selim Nüzhet Gerçek basımları, Türk yayıncılığının kendi kökleriyle kurduğu bağın tesadüfi olmadığını, aksine bir edebi hafıza inşası hamlesi niteliği taşıdığını teyit ediyor. Öte yandan İskandinav Yıldızı felaketini sermaye düzeninin acımasızlığıyla kesiştiren Asta Olivia Nordenhof gibi uluslararası ödüllü yazarların hızlıca Türkçeye kazandırılması, okuma kültürünün küresel meselelerle senkronize kalma çabasının bir sonucudur.
İçsel Çatışmalar ve Toplumsal Vicdanın İzinde Yeni Kurmacalar
İletişim Yayınları tarafından yayımlanan Kerem Bakıcı’nın ilk romanı Söyletme Çok Ağlarım, yedi yıllık mahkûmiyetin ardından sevgilisinden gelen mektupların kesilmesiyle cezaevinden kaçan Merdan’ın trajedisine odaklanıyor. Yazar, soğuk sokakların, yarım kalmış hesaplaşmaların ve babadan devralınan karanlık mirasın yarattığı psikolojik buhranı sert ve çarpıcı bir gerçekçilikle metne aktarıyor.
Mustafa Orman’ın Everest Yayınları’ndan çıkan yeni romanı Kar Yağıyor Behçet Hanım ise Kars’ın dondurucu atmosferinde ikizinin kimliğini çalan bir adamın suçluluk ve vicdan muhasebesini irdeliyor. Habil ile Kabil mitinin modern bir yorumu olarak kurgulanan yapıt, bireysel yalanların toplumsal ve siyasi gerilimlerle nasıl iç içe geçtiğini şiirsel bir dille masaya yatırıyor.
Çağdaş dünya edebiyatında ise Asta Olivia Nordenhof’un Yapı Kredi Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan Cepteki Para adlı romanı dikkat çekiyor. PO Enquist ve Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü sahibi olan metin, 1990 yılındaki ‘İskandinav Yıldızı’ feribot yangınında hayatını kaybeden 159 kişinin ardındaki sigorta kumpası iddialarını Maggie ve Kurt çiftinin yoksul hayatı üzerinden sorguluyor. Ketebe Çocuk etiketiyle yayımlanan Guridi’nin sessiz kitabı Ö ise metinsiz anlatımıyla kış uykusuna yatmayıp doğayı keşfe çıkan bir ayının gözünden iklim krizini ve çevre tahribatını çocukların düş gücüne emanet ediyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Selim Nüzhet Gerçek’in Meçhul Kuvvetlere Kurban eserinin önemi nedir?
Eser, 1922 yılında İleri gazetesinde Ahmet Kâmil müstear ismiyle yayımlanmış erken dönem Türk polisiyesinin mistik ve tarihi unsurları bir arada kullanan nadide tefrikalarından biridir. İş Bankası Kültür Yayınları bu baskıda yazarın ilk kez yayımlanan ‘Habeşistan Hançeri’ öyküsüne de yer vererek edebiyat tarihine katkı sağlamıştır.
Soru: Asta Olivia Nordenhof’un Cepteki Para romanı hangi tarihi olayı temel alıyor?
Roman, İskandinavya tarihinin en büyük trajedilerinden biri olan ve 159 kişinin ölümüyle sonuçlanan ‘İskandinav Yıldızı’ feribot yangınını merkezine alıyor. Eser, olayın bir sigorta yolsuzluğu kumpası olduğu yönündeki şüpheleri alt sınıftan bir çiftin yıpranan hayatıyla birleştirerek sermaye düzenini sorguluyor.
Soru: Guridi’nin ödüllü çocuk kitabı ‘Ö’ hangi temayı işliyor?
Bologna Çocuk Kitapları Fuarı sürdürülebilirlik ödüllü ‘Ö’, hiç metin içermeyen görsel anlatımıyla insan merkezli çevre tahribatını ve iklim krizini bir ayının doğa gözlemleri üzerinden işleyen sessiz bir kitaptır.
Kaynak / Ajans: Haberturk