İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 14 Ekim’de başlayan İBB davasının üçüncü gününde, AKP dönemine ilişkin 33 dosyada toplam 2,5 milyar dolarlık kamu zararı tespit ettiğini açıkladı.
İmamoğlu, tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırılmış olsa da savunmasını sürdürerek, İçişleri Bakanlığı’nın bu dosyaları belediyeden alarak şikâyetçi olmalarını engellediğini ve somut delil sunulmadığını iddia etti.
- Kritik Gelişme: 33 dosyada 2,5 milyar dolarlık kamu zararı tespiti.
- Resmi Veri / Açıklama: İçişleri Bakanlığı’nın dosyaları alarak şikâyetçi olmayı engellemesi.
- Süreç / Sonraki Adım: İmamoğlu’nun davanın canlı yayınlanmasını talep etmesi.
Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi

İmamoğlu, savunmasında 2009-2019 yılları arasında 2,278 imar artışının gerçekleştiğini ve 2019’dan bu yana 69 imar artışının hukuken kazanılmış haklar kapsamında olduğunu belirtti. 33 dosyada toplam 2,5 milyar dolarlık kamu zararı tespit ettiklerini söyleyen başkan, bu rakamların sadece bir iddia olduğunu, somut delil sunulmadığını vurguladı.
Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları
İmamoğlu, 13,5 milyon dolara satın alınan ve kullanılmayan bir araziyi 2021’de 2 milyon dolara değerlemiş, bu işlemde 11,5 milyon dolarlık kamu zararı oluştuğunu iddia etti. Ayrıca, 27 milyon dolarlık bir arazi satışının dört gün içinde KİPTAŞ’a yapılması ve 106 milyon dolarlık farkın kamu zararı olarak nitelendirilmesiyle ilgili açıklamalar yaptı. Örneğin, Metal Yapı adlı şirketin 2011’de 13 milyon dolara aldığı bir araziyi 2017’de İBB’ye 119 milyon dolara sattığını ve bu farkın 106 milyon dolar olduğunu belirtti.
İktidarın Muğlak Yolsuzluk İddiaları
İmamoğlu, AKP dönemine ilişkin yolsuzluk dosyalarının “buharlaştığını” öne sürerek, Recep Tayyip Erdoğan’ın “Devletin kasasından para çıkıyor mu” sözlerini hatırlattı. “Alın size çatır çatır devletin kasasından çıkan paralar” diyerek, kamu zararı iddialarını siyasi bir bağlamda değerlendirdi. Başkan, 10 yıllık dönemde geliştirilen gökdelen projelerinin 85 milyar dolarlık rant yaratmış ve bu rantın iktidara yakın kişilerin yararlandığını iddia etti.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
İmamoğlu’nun iddiaları, İstanbul’daki kamu maliyesi ve şeffaflık konularında derin bir tartışma başlatıyor. 2,5 milyar dolarlık rakam, belediyenin finansal yönetiminde olası eksiklikleri gözler önüne sererken, aynı zamanda siyasi bir rekabet ortamında ortaya çıkan iddiaların da bir göstergesi olabilir. Tarafların somut delil sunmaması, kamuoyunun güvenini sarsan bir unsur olarak kalmaya devam ediyor. Bu durum, hem belediye yönetiminin hem de yargı sürecinin şeffaflığını artırmak için daha fazla veri ve belge talebine yol açabilir.
Sürecin Gelecek Aşamaları
İmamoğlu, duruşma kayıtlarının yayınlanmasını talep ederek “SEGBİS kaydını kırpın, bir saatini millete gösterin” dedi. Bu çağrı, mahkeme süreçlerinin şeffaflığına yönelik bir talep olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, ev hapsindeki gazeteci Murat Ağırel’in yeniden gözaltına alınması gibi olaylar, basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konularında da endişelere yol açıyor. İmamoğlu, “Halk TV’yi kayyum ataması” ve “evden alınan fon vurguncusu” iddialarıyla, yolsuzluk ve siyasi baskı iddialarını güçlendiriyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: İmamoğlu’nun 2,5 milyar dolarlık kamu zararı iddiası somut delillere dayalı mı?
İmamoğlu, iddialarını somut delil sunulmadığını belirterek, yalnızca araştırmaların sonucunu paylaştığını ifade etti. Somut belge veya resmi rapor henüz kamuoyu ile paylaşılmadı.
Soru: Duruşma kayıtları yayınlanacak mı?
İmamoğlu, duruşma kayıtlarının yayınlanmasını talep etti. Ancak mahkeme kararına bağlı olarak kayıtların ne zaman ve ne şekilde yayınlanacağı henüz netleşmedi.
Kaynak / Ajans: Bbc



