Görevden uzaklaştırılarak tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yaklaşık 600 gündür süren tutukluluk halinin ardından başlayan yargılama sürecinin ikinci gününde, 15 Ekim 2026 tarihi itibarıyla savunmasını yapmayı sürdürdü. Mahkeme heyeti huzurunda hakim karşısına çıkan İmamoğlu, kendisine ve yönetimine yönelik yürütülen adli süreci sert ifadelerle hedef alarak, yaşanan gelişmelerin siyasi bir nitelik taşıdığını savundu.
Duruşma salonunda CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve çok sayıda siyasetçinin de takip ettiği celsede söz alan İmamoğlu, 19 Mart tarihinde evine düzenlenen polis operasyonunu ve İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek ile geçmişte yaşanan randevu trafiğini detaylandırarak, adli süreçlerin işleyiş biçiminin Cumhuriyet ve demokrasi ilkelerine zarar verdiğini kayda geçirdi.
- Kritik Gelişme: 600 günlük tutukluluk süresinin ardından savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, 19 Mart operasyonunu ‘darbe’ olarak nitelendirdi.
- Resmi Veri / Açıklama: Başsavcı Akın Gürlek ile randevu sürecini aktaran İmamoğlu, Esenyurt operasyonu öncesinde verilen randevunun iptal edildiğini beyan etti.
- Süreç / Sonraki Adım: CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bizzat salondan izlediği duruşmada savunma sürecinin ilerleyen celselerde devam edeceği altı çizildi.
19 Mart Operasyonu ve Kent Altyapısına Dair Açıklamalar

Savunmasının ikinci gününe İstanbul’da yakın zamanda meydana gelen yoğun yağış felaketinde yaşamını yitiren vatandaşlara başsağlığı dileyerek başlayan Ekrem İmamoğlu, kentteki kentsel ve altyapısal sorunların tarihsel arka planına vurgu yaptı. Yaşanan su baskınlarının ve olumsuzlukların yalnızca metrekareye düşen yağmur miktarıyla açıklanamayacağını belirten İmamoğlu, 1994 yılından 2019 yılına kadar Kağıthane ve Ayazağa bölgesindeki vadi tabanlarına, dere yataklarına inşa edilen yüksek katlı yapılardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Recep Tayyip Erdoğan’ın Refah Partisi’nden belediye başkanı seçildiği 1994 yılı ile yönetimin değiştiği 2019 yılı arasındaki kentsel imar kararlarının masaya yatırılması gerektiğine işaret etti.
Soruşturmanın başladığı ilk güne ilişkin ayrıntıları mahkeme heyetiyle paylaşan İmamoğlu, 19 Mart sabahı evine çok sayıda polis ekibiyle baskın düzenlendiğini dile getirdi. Resmi makamlarca çağrılmaları halinde ifade vermeye gidebileceklerini dile getiren İmamoğlu, izlenen yöntemin ve yaklaşımın kabul edilebilir olmadığını savundu.
Esenyurt Operasyonu ve Başsavcılık Randevu Trafiği
Savunmasında İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek ile yaptığı telefon görüşmesine de değinen İmamoğlu, Gürlek’in İstanbul’a atanmasının ardından kendisini tebrik etmek ve hayırlı olsun ziyaretinde bulunmak amacıyla randevu talep ettiğini belirtti. Görüşme talebine karşılık sürecin ertelendiğini ve nihayetinde 30 Ekim tarihine randevu verildiğini aktaran İmamoğlu, buluşma gününden bir gün önce randevunun gerekçesiz şekilde iptal edildiğini ifade etti.
Söz konusu randevu iptalinin yaşandığı 30 Ekim tarihinde CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e yönelik gözaltı operasyonunun yapıldığını ve Özer’in 4 Kasım’da tutuklandığını hatırlatan İmamoğlu, bu takvimin ve adli adımların tesadüf olmadığını, sürecin önceden kurgulandığını iddia etti.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Siyasette dengelerin ve hukuki tartışmaların yoğunlaştığı 2026 yılı atmosferinde, Ekrem İmamoğlu’nun yaklaşık 600 gün sonra mahkeme huzurunda yaptığı bu savunma, sadece bireysel bir hukuki müdafaa değil, aynı zamanda muhalefetin siyasal duruşunun bir özeti niteliğindedir. İmamoğlu’nun savunmasında 1994-2019 yılları arasındaki imar ve kentleşme politikalarına doğrudan atıfta bulunması, yerel yönetim geçmişine dair sorumluluk alanlarını yeniden tartışmaya açma amacını taşımaktadır. Başsavcılık ile yapılan iletişim trafiğinin ve Esenyurt operasyonuyla zamanlama paralelliğinin kamuoyuna sunulması ise iddia makamının usul adımlarını tartışmalı hale getirme stratejisinin bir parçasıdır. Ana muhalefet lideri Özgür Özel’in duruşma salonundaki varlığı, partinin bu davayı takvimsel ve siyasi bir dönüm noktası olarak konumlandırdığını somut verilerle işaret etmektedir.
Duruşma Salonundaki Atmosfer ve Siyasi Yansımalar
Mahkeme salonundaki konuşmasında iddia makamına ve adli süreci şekillendirenlere yönelik doğrudan ifadeler kullanan İmamoğlu, demokratik kurumların ve yargı bağımsızlığının zedelendiğini iddia etti. ‘Demokrasiye, adalete ve cumhuriyete ihanet edildiğini’ beyan eden İmamoğlu’nun sözleri duruşma salonunda geniş yankı buldu.
Duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra çok sayıda milletvekili, belediye başkanı ve parti yöneticisi takip etti. Yargılama sürecinin sonraki celselerinde de savunmanın detaylandırılması ve hukuki prosedürlerin takibi bekleniyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Ekrem İmamoğlu savunmasında hangi temel hususlara değindi?
İmamoğlu savunmasında; 19 Mart operasyonunun yapılış şeklini, 1994-2019 yılları arasındaki kentleşme kararlarını, İstanbul Başsavcısı ile yapılan randevu iptali sürecini ve Esenyurt Belediyesi’ne yapılan operasyonun zamanlamasını dile getirmiştir.
Soru: Duruşmayı siyasi kanattan kimler takip ediyor?
Duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel başta olmak üzere çok sayıda CHP’li yöneticisi, milletvekili ve hukukçu salondan canlı olarak takip etmektedir.
Kaynak / Ajans: Bbc
