İstanbul’da gerçekleştirilen DEM Parti Grup Başkanvekilleri toplantısında, yeni yasama yılının başlangıcıyla birlikte parlamento muhabirlerine yöneltilen sorulara cevap veren Sezai Temelli, “Çerçeve yasa”nın Milli Güvenlik Kurulu (MGK) vesayeti altında kalmasının anayasal bir engel olduğunu vurguladı. Yeni yasa, PKK’nın feshi ve silah bırakması koşullarıyla ilgili bir çerçeve oluştururken, MGK’nın tespit ve teyit makamı olarak yer alması, halkın iradesine karşı bir ikame yaratıyor.
Temelli, “İlk defa bir yasanın üzerinde bir kurumun vesayeti vardır. Bunu aşmamız lazım” diyerek, MGK kararının gecikmesine tepki gösterdi. Çerçeve yasa, 18 Ağustos’ta yasalaşan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’da MGK’nın “tespit ve teyit” makamı olarak yer alıyor.
- Kritik Gelişme: DEM Parti, MGK vesayeti kaldırılmasını talep etti.
- Resmi Veri / Açıklama: Çerçeve yasa, 468 milletvekilinin “Evet” oyu ile kabul edildi.
- Süreç / Sonraki Adım: MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanması bekleniyor.
Çerçeve Yasası ve MGK Vesayeti
18 Ağustos 2024’te Meclis’te kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, PKK’nın silah bırakması ve tamamen feshedilmesi koşuluna bağlı olarak yürürlüğe girecek düzenlemeleri içeriyor. Kanunun önemli maddelerinden biri, “PKK/KCK’nın kontrolü altındaki tüm örgütsel yapılarla birlikte fiili varlığını tamamen sona erdirdiğinin ve silah bıraktığının güvenlik kurumlarınınca tespit edilmesi ve bu durumun MGK tarafından teyit edilmesi” şeklindedir. Bu tespit ve teyit makamı, yasa yürürlüğe girdiğinde 6 aylık yasal başvuru süresinin başlamasını tetikleyen kritik bir unsur olarak tanımlanmıştı.
Sezai Temelli, bu düzenlemenin halkın iradesinin bir yansıması olarak Meclis’in kararının uygulanmasının demokratik prensipleriyle çeliştiğini belirtti. “MGK kararıyla bir halkın iradesi tecelli etmez. Halkın iradesine bağlı olarak MGK kendi rolünü oynayabilir. Burada maalesef bir ikame söz konusu,” diyerek, MGK’nın vesayetiyle yasa sürecinin demokratik bir engelle karşı karşıya kaldığını vurguladı.
Sürecin İlerleyişi ve Politik Tepkiler
DEM Parti, gazetecilere ve aydınlara PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 1999 yılından bu yana hükümlü olarak bulunduğu İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne gitmelerine izin verilmesini talep ediyor. Temelli, “Gazetecilerin, aydınların talepleri var. Dünyanın birçok yerinden bu talepler geliyor. Fakat maalesef bu konuda atılmış bir adım yok” diyerek, sürecin hâlâ ilerleme kaydetmediğini belirtti.
Gülistan Kılıç Koçyiğit ise, “Kürt sorununun çözümü ile demokrasi meselesinin birbirinden ayrılamayacağını” öne sürerek, “Süreç ilerliyor” duygusunun gazetecilerin ve aydınların İmralı Cezaevi’ne gitmesiyle pekişeceğini söyledi. Koçyiğit, “İmralı Cezaevi’nin Adalet Bakanlığı’na bağlı olduğunu hatırlattı. Gönül ister ki tüm gazeteciler gitsin. Biz bunun gecikmeden gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyoruz” diyerek, sürecin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Aydın ve Çevre Bölgesindeki Etkiler
Çerçeve yasa, Aydın bölgesinde de önemli yankılar yaratacak. Özellikle Aydın Efeler, Nazilli, Kuşadası ve Didim gibi ilçelerde, PKK’nın silah bırakma süreci ve “eve dönüş yasası” kapsamında topluma kazandırılacak alt düzey örgüt üyelerinin sosyal entegrasyonu, yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin işbirliğiyle şekillenecek. 28 Eylül’de kurulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu, bu süreci hızlandırmak amacıyla dört alt komisyonla sahada incelemeler yapıyor. Aydın’da ise, bu komisyonların yerel düzeydeki faaliyetleri, bölgesel barış ve entegrasyon programlarının taslağını oluşturacak.
DEM Parti, Aydın’daki halkın, barış sürecine katkıda bulunmak için aktif rol almasını bekliyor. “Kürt sorununun çözümü, demokrasi meselesiyle bağlantılıdır. Bu nedenle Aydın’da da barış ve demokrasiye katkı sağlamak için tüm vatandaşların katılımı gereklidir,” açıklayan Temelli, sürecin yerel düzeyde de devam edeceğini belirtti.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Çerçeve yasa ve MGK vesayeti, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde kritik bir dönemeç. Temelli’nin vurguladığı gibi, bir yasanın bir kurum tarafından “tespit ve teyit” edilmesi, halkın iradesine doğrudan müdahale olarak algılanıyor. Bu durum, anayasal bir ikame yaratıyor ve demokratik temsilin temel ilkelerine aykırı bir yapı oluşturuyor. Aynı zamanda, PKK’nın silah bırakma ve feshinin hukuki olarak teyit edilmesi sürecinin şeffaflığının artırılması, halkın güvenini yeniden tesis etmek için şart.
Öte yandan, Aydın’da ve çevresindeki yerel yönetimlerin bu sürece entegrasyonu, barışın sürdürülebilirliği için kritik. Aydın’ın turizm ve tarım odaklı ekonomisi, barış sürecinin başarılı olmasının ekonomik kalkınma üzerinde doğrudan etkisi var. Bu nedenle, yerel sivil toplum örgütleri ve belediyeler, sürecin şeffaflığını ve adaletli bir şekilde yürütülmesini sağlamak için işbirliği içinde olmalı.
Sonuç olarak, MGK vesayeti kaldırılması, hem demokratik temsilin hem de barış sürecinin şeffaflığının sağlanması açısından vazgeçilmez. Aydın bölgesinin bu süreçte aktif rol alması, hem yerel halkın hem de ülke genelinin barışa katkı sağlamasını mümkün kılacak.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Çerçeve yasa MGK vesayetiyle kabul edildi mi?
Evet, 18 Ağustos 2024’te Meclis’te 468 milletvekilinin “Evet” oyu ile kabul edildi. Ancak yasa yürürlüğe girmek için MGK’nın tespit ve teyit kararının Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor.
Soru: Süreç bundan sonra nasıl işleyecek?
MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 6 aylık yasal başvuru süresi devreye girecek. Bu süreçte, PKK’nın silah bırakması ve feshi şartlarıyla ilgili tespitler tamamlanacak.
Kaynak / Ajans: Bbc


