Ne? Türkiye’nin ilk yerli kalp‑akciğer makinesi, mobil dijital röntgen ve yapay zeka destekli radyo‑lojik görüntüleme analizi sistemi TEKNOFEST’te sergilendi. Kim? Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ortaklığıyla geliştirilen bu cihazlar, yerli üretim vizyonunun somut örnekleri oldu.
Nerede? Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda devam eden Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) kapsamında TÜSEB standı ziyaretçi akınına uğradı. Ne Zaman? 3 Ekim 2026 tarihinde, festivalin ikinci haftasında gerçekleşen tanıtımda, milletin sağlık sektöründeki bağımlılığı kırma hedefi vurgulandı. Nasıl? Geliştirilen cihazlar, CE‑sertifikalı Sınıf IIa tıbbi karar destek aracı olarak, yapay zekâ ile beyin görüntülerini otomatik analiz edip kritik bulguları hekimlere anında iletiyor.
- Kritik Gelişme: TÜSEB RadAI‑STK, inme vakalarında müdahale süresini dakikalar içinde kısaltmayı hedefleyen yapay zekâ tabanlı bir karar destek sistemi olarak tanıtıldı.
- Resmi Veri / Açıklama: Prof. Dr. Hakkı Muammer Karakaş, yerli üst segment ultrason cihazının dünya standartlarının ötesinde olduğunu belirtti.
- Süreç / Sonraki Adım: Geliştirilen tüberküloz tarama cihazı, Sahra Altı Afrika’da Dünya Sağlık Örgütü aracılığıyla dağıtılacak.
TEKNOFEST’te Sergilenen Milli Sağlık Teknolojileri
Festival alanındaki TÜSEB standı, ziyaretçilere 12 metre uzunluğunda bir sergi alanı sundu. Bu alanda sergilenen en çarpıcı cihaz, Türkiye’nin ilk yerli kalp‑akciğer makinesi oldu. Makine, kardiyopulmoner destek ihtiyacı olan hastaların yaşam fonksiyonlarını dışarıdan kontrol ederek, uzun süreli yoğun bakımda yabancı ekipman bağımlılığını ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Yanında sergilenen mobil dijital röntgen, ağır taşınabilirliği ve düşük enerji tüketimi sayesinde kırsal sağlık merkezlerinde kullanılabilecek kapasitede tasarlandı.
Standda ayrıca otomatik dış defibrilatör (AED) ve ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen defibrilatör çözümleri de yer aldı. Bu cihazlar, acil müdahale anında sesli ve görsel uyarılarla sağlık personelinin hatasız müdahale etmesini sağlıyor. TÜSEB temsilcileri, bu ürünlerin sadece iç pazarda değil, Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarında da rekabetçi bir ihracat potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.
TÜSEB RadAI‑STK: Yapay Zeka Destekli Acil Müdahale Sistemi
RadAI‑STK, beyin görüntülerini (BT, BT‑anjiyografi, difüzyon MRI) analiz eden, intrakraniyal kanama, büyük damar tıkanıklığı ve iskemik inme bulgularını otomatik tespit eden bir yazılım platformu. Sistem, Avrupa Birliği Tıbbi Cihaz Tüzüğü (MDR) kapsamında CE‑sertifikalı olup, sınıf IIa karar destek aracı statüsünde. Algoritma, binlerce gerçek hasta verisiyle eğitilmiş ve %94 doğruluk oranına ulaşmış durumda.
Uygulama, mobil telefon ve akıllı saat entegrasyonu sayesinde, hastane dışı ortamda da hekimlerin hastayı izleme ve acil durumları anında yönlendirme imkanı tanıyor. Özellikle kırsal ve sınır bölgelerinde uzman nöroradyolog bulunmadığında, sistem ilk değerlendirme katmanını oluşturarak zaman kaybını en aza indiriyor.
Üretim ve İhracat Stratejileri: Yerli Üst Segment Cihazların Geleceği
Türkiye Sağlık Veri Araştırmaları ve Yapay Zeka Uygulamaları Enstitüsü (TÜYZE) Başkanı Prof. Dr. Hakkı Muammer Karakaş, yerli üretimin sadece iç talebi karşılamakla kalmayıp, uluslararası arenada da rekabetçi bir konuma yükselmesini hedeflediklerini belirtti. “Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’nun talimatlarıyla artık tüketen değil, üreten bir modele geçiyoruz” diyerek, stratejik yol haritasını özetledi.
Karakaş, sergilenen üst segment ultrason cihazının, mevcut dışa bağımlılığı %70 oranında azaltacağını, aynı zamanda ihracat potansiyelinin yıllık 200 milyon dolar seviyesine ulaşabileceğini söyledi. Ayrıca, yapay zekâ temelli otomatik mamografi raporlama sistemi, günde 26 bin hastanın raporunu otomatik üretebiliyor; bu da bekleme sürelerini %60 oranında kısaltıyor.
Gelecek vizyonunda, tüberküloz tarama cihazının Sahra Altı Afrika’da WHO iş birliğiyle dağıtılması, Türkiye’nin küresel sağlık teknolojileri pazarında “güvenilir üretici” konumuna oturmasını sağlayacak. Karakaş, “Ürünlerimizi sadece Türkiye’de değil, Asya, Afrika ve Avrupa’da da ihtiyaç duyan devletlerin hizmetine sunuyoruz” diyerek, dış pazarlara yönelik stratejik planları vurguladı.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
TEKNOFEST, yalnızca bir teknoloji festivali değil, devletin stratejik bir “yerli üretim” manifestosu. TÜSEB’in bu kadar geniş bir portföyü tek bir standda toplaması, uzun yıllar süren kamu‑özel iş birliğinin meyvesi. Ancak, bu başarıyı sürdürülebilir kılmak için iki temel risk var: ilk olarak, yüksek AR‑G‑E harcamalarının uzun vadeli finansmanı; ikinci olarak, uluslararası standartlara tam uyum sağlayacak kalite kontrol mekanizmalarının eksiksiz işlemesi.
Özellikle yapay zekâ tabanlı karar destek sistemlerinde veri güvenliği ve etik sorumluluklar, hem yerel hem de AB mevzuatına tam uyum gerektiriyor. Eğer bu çerçeveler sağlamlaştırılmazsa, ihracat hedefi risk altına girebilir. Diğer yandan, yerli üretim kapasitesinin artırılması, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltırken, istihdam yaratma ve teknoloji transferi açısından da büyük bir ivme kazandıracak.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Yerli kalp‑akciğer makinesi ne kadar sürede uluslararası pazara çıkacak?
Cihaz, CE‑sertifikasını almış olup, 2027 yılı itibarıyla Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına ihracat için hazır hale getirilecek. İlk siparişler, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden başlayacak.
Soru: RadAI‑STK sisteminin hastanelerdeki entegrasyonu nasıl gerçekleşecek?
Sistem, mevcut BT ve MRI cihazlarıyla API‑tabanlı bir köprü kurarak çalışıyor. Sağlık Bakanlığı, 2026 sonuna kadar tüm devlet hastanelerinde zorunlu entegrasyonu planlıyor; özel hastaneler ise gönüllü olarak katılım sağlayabilecek.
Kaynak / Ajans: Aa
