Can Atalay Meclis’in Açılış Gününde Açlık Grevine Başladı - Tralleskop

Can Atalay Meclis’in Açılış Gününde Açlık Grevine Başladı

Gezi Parkı davası kapsamında Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilen avukat Can Atalay, Türkiye...

Can Atalay Meclis'in

Gezi Parkı davası kapsamında Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilen avukat Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni yasama yılına başladığı 1 Ekim itibarıyla 24 saatlik açlık grevi eylemi başlattığını duyurdu. Atalay, cezaevinden avukatları aracılığıyla paylaştığı mesajda, eyleminin gerekçesini Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını savunmak ve adalete aç olan kitlelerin sesini duyurmak olarak açıkladı.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hak ihlali kararına rağmen tahliye edilmeyen ve milletvekilliği düşürülen Can Atalay, ‘Artık bıçak kemiğe dayanmıştır’ diyerek tüm kamuoyuna dayanışma çağrısında bulundu. Yasama organının fiilen çalışmaya başladığı kritik günde cezaevinden yükselen bu ses, yargı organları arasında yaşanan yetki krizini ve seçmen iradesinin gaspı tartışmalarını yeniden Türk siyasetinin merkezine taşıdı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Gezi Parkı davası tutuklusu Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılının ilk günü olan 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevine başladı.
  • Resmi Gerekçe: Atalay, eylemini Hatay seçmeninin gasp edilen iradesini savunmak ve adalete erişemeyenlerin sesini duyurmak amacıyla gerçekleştirdiğini açıkladı.
  • Yargı Çıkmazı: Anayasa Mahkemesi’nin ‘hak ihlali’ yönündeki kararına rağmen, yerel mahkeme ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin direnci sebebiyle Atalay tahliye edilmedi.

Hukuki Sürecin Kronolojisi ve Yargı Organlarının Çatışması

Can Atalay Meclis'in Açılış Gününde Açlık Grevine Başladı
Can Atalay Meclis'in Açılış Gününde Açlık Grevine Başladı

Can Atalay’ın cezaevi sürecine ve milletvekilliği krizine giden yol, Gezi Parkı eylemleri davasıyla başladı. 2019 yılında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına başlanan Atalay, 25 Nisan 2022 tarihinde ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım’ suçlamasıyla 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kararın ardından tutuklanarak Silivri (Marmara) Cezaevi’ne gönderilen Atalay, tutukluluk hali devam ederken 14 Mayıs 2023 seçimlerinde Hatay’dan milletvekili seçilerek TBMM’de temsil hakkı kazandı.

Seçilmesinin ardından tahliye edilmesi yönündeki başvuruları reddedilen Atalay, süreci hak ihlali gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. AYM Genel Kurulu, 25 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirdiği oturumda Atalay’ın ‘seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı’ ile ‘kişi hürriyeti ve güvenliği’ haklarının ihlal edildiğine oy çokluğuyla karar verdi. Yüksek Mahkeme, ihlalin ortadan kaldırılması ve tahliye işlemlerinin başlatılması amacıyla dosyayı 26 Ekim 2023’te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Mahkemeler Arası Yetki Krizi ve Karara Direniş

Anayasa Mahkemesi’nin bağlayıcı kararına rağmen süreç beklenenden çok farklı bir seyir izledi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM’nin ihlal kararını uygulamak yerine dosyada karar verme yetkisinin Yargıtay’da olduğunu öne sürerek 30 Ekim’de dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne sevk etti. Bu hamle, Türk hukuk tarihinde eşine az rastlanır bir yargısal yetki tartışmasını beraberinde getirdi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 8 Kasım 2023 tarihinde açıkladığı kararla krizin derinleşmesine yol açtı. Daire, Can Atalay hakkındaki mahkumiyet kararının onanmasının hukuka uygun olduğunu savunarak, AYM’nin vermiş olduğu hak ihlali kararını reddetti. Yargıtay’ın bu direnci, Atalay’ın avukatları ve muhalefet partileri tarafından anayasal düzenin ihlali olarak nitelendirilerek sert tepkiyle karşılandı. Gelinen noktada Atalay, seçilmiş bir milletvekili olarak parlamentoda yer alması gerekirken cezaevinde tutulmaya devam etti.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Can Atalay’ın TBMM’nin açılış gününde başlattığı 24 saatlik açlık grevi, salt bir bireysel protesto olmaktan öte, Türkiye’deki anayasal düzenin ve yargı bağımsızlığının ulaştığı kritik eşiği simgeliyor. AYM kararlarının anayasal olarak tüm yargı organlarını ve idari kurumları bağladığı gerçeği ortadayken, yerel mahkeme ve Yargıtay’ın bu kararı uygulamaması, hukuk güvenliği ilkesine ciddi bir darbe vurmuştur. Atalay’ın ‘Hatay halkının gasp edilen temsil hakkı’ vurgusu, deprem felaketinin ardından ağır yaralar alan bir kentin iradesinin parlamentoda doğrudan savunulamaması gerçeğine dayanıyor. Bu eylem, yasama organının kendi üyesine sahip çıkma noktasındaki yetersizliğini ve yargı vesayetinin siyaset üzerindeki gölgesini bir kez daha tartışmaya açmaktadır. Önümüzdeki süreçte bu krizin çözülmemesi, Türkiye’nin uluslararası hukuk normlarından ve demokratik standartlardan daha da uzaklaşmasına yol açabilecek bir zemin hazırlamaktadır.

‘Bizi Kendimizden Başkası Kurtarmayacak’

Açlık grevine ilişkin sosyal medya hesaplarından paylaşılan mesajda Atalay, ‘Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim’ ifadelerini kullandı. Hak mücadelesini cezaevi koşullarında da sürdüreceğini belirten Atalay, ülkenin sorunlarını dert edinen tüm yurttaşları seslerini yükseltmeye ve dayanışmaya çağırdı. Ortak mücadele vurgusu yapan Atalay, ‘Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız’ diyerek kararlılığının altını çizdi.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Can Atalay neden açlık grevine başladı?

Can Atalay, milletvekili seçilmesine ve Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararına rağmen tahliye edilmeyerek Hatay halkının temsil hakkının engellenmesini protesto etmek amacıyla 24 saatlik açlık grevi eylemi başlatmıştır.

Soru: Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay arasındaki krizin temel nedeni nedir?

AYM, Atalay’ın seçilme hakkının ihlal edildiğine hükmederek tahliyesini talep etmiş; ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin ihlal kararını reddederek mahkumiyet hükmünün geçerli olduğunu savunmuştur. Bu durum anayasal merciler arasında ciddi bir yetki krizine yol açmıştır.

Kaynak / Ajans: Bbc

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Bbc
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 01.10.2026 11:34 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Tekirdağ Süleymanpaşa’da Çocuklu Araç Kaçırıldı, Yayalar ve Sürücüler Yaralandı

Ne? Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde, içinde 4 yaşında bir çocuğun bulunduğu otomobil, sürücüsü E.G. tarafından kaçırıldığı iddiasıyla kaçtı; yolculuk sırasında iki yayaya ve iki başka araca...

Tekirdağ Süleymanpaşa’da Çocuklu

Ne? Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde, içinde 4 yaşında bir çocuğun bulunduğu otomobil, sürücüsü E.G. tarafından kaçırıldığı iddiasıyla kaçtı; yolculuk sırasında iki yayaya ve iki başka araca çarptı.

Kim, Nerede, Ne Zaman, Neden, Nasıl? Olay, Hürriyet Mahallesi’nde, bir vatandaşın torununu marketten çıkarken aracına bindirdiği sırada E.G. adlı şahıs tarafından itilerek kaçırılmasıyla başladı; kaçış sırasında çevre yolunda iki otomobile çarpması sonucunda yaya ve sürücüler yaralandı. Polis, kaçan aracı İstanbul yönüne doğru takip edip yakaladı ve çocuğu ailesine teslim etti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Kaçırıldığı iddia edilen otomobil, Çevre Yolu’nda iki başka araca çarptı ve olay yerinde 3 kişi yaralandı.
  • Resmi Veri / Açıklama: Yaralılar, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı; E.G. polis ekipleri tarafından tutuklandı.
  • Süreç / Sonraki Adım: Olayla ilgili soruşturma sürüyor, kaçırma iddiasının gerçekliği ve olası suç unsurları inceleniyor.

Olayın Detayları ve Soruşturma Süreci

Tekirdağ Süleymanpaşa’da Çocuklu Araç Kaçırıldı, Yayalar ve Sürücüler Yaralandı
Tekirdağ Süleymanpaşa’da Çocuklu Araç Kaçırıldı, Yayalar ve Sürücüler Yaralandı

İHA’nın haberine göre, sabah saatlerinde Hürriyet Mahallesi’nde bir vatandaş, torununu marketten çıkardıktan sonra arabasına bindirdi. Bu esnada, tanıkların ifadesine göre, E.G. adlı bir şahıs, aracın yanına gelerek itmiş ve sürücünün kontrolünü kaybetmesine yol açmıştır. Sürücü, arabasını kontrol edemeyerek çevre yoluna yönelmiş, burada bir yayaya çarpmış ve ardından durmadan iki başka araca çarpmıştır.

İhbar üzerine olay yerine intikal eden polis ekipleri, kaçan otomobili Çevre Yolu’na çıkarak İstanbul istikametinde sürmeye devam eden sürücüyü takip etmiş ve kısa sürede yakalamıştır. Araçta 4 yaşında bir çocuğun bulunduğu tespit edilmiş, çocuk güvenli bir şekilde ailesine teslim edilmiştir.

Sahadan İlk Görüşler ve Yaralıların Durumu

Olay yerinde sağlık ekipleri, yayaya ve iki sürücüye ilk müdahaleyi yapmış, ardından yaralıları Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’ne sevk etmiştir. Hastane yetkilileri, yaralıların durumunun stabil olduğunu, ancak gözlem altında tutulduklarını bildirmiştir. Yaralıların kimlikleri henüz açıklanmazken, polis, mağdur ailelerin ifadesini alarak soruşturmayı derinleştirmektedir.

Yerel halk, özellikle Hürriyet Mahallesi sakinleri, bu tür bir kaçırma ve çarpışma olayının bölgede nadir olduğunu vurgulayarak, yetkililerin güvenlik önlemlerini artırmasını talep etmektedir. Mahalle muhtarının yaptığı açıklamada, “Böyle bir olayın tekrarlanmaması için trafik denetimlerinin sıklaştırılması gerekiyor” denilmiştir.

Bölgesel Yansımalar ve Yetkili Açıklamaları

Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattığını ve kaçırma iddiasının hukuki boyutunun araştırıldığını duyurmuştur. Müdür, “Olayın tüm unsurları inceleniyor, şüpheli E.G. tutuklandı; çocuğun güvenliği en öncelikli konumuzdur” şeklinde konuşmuştur.

İlçe belediyesi ise, benzer olayların önüne geçmek amacıyla mahalle içi güvenlik kameralarının incelenmesi ve trafik akışının yeniden düzenlenmesi planlarını açıklamıştır. Ayrıca, ailelerin mağduriyetini hafifletmek için psikolojik destek hizmetleri sunulacağı belirtilmiştir.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Bu tür bir kaçırma iddiası, özellikle çocuk güvenliği bağlamında toplumsal duyarlılığı tetikledi. Sürücünün itici bir davranış sergileyerek aracı zorla alması, sadece bir trafik ihlali değil, aynı zamanda potansiyel bir suç unsuru olarak da değerlendirilmelidir. Olayın gerçekleştiği bölge, yoğun yerleşim ve ticaret alanının kesişiminde bulunması, benzer vakaların önlenmesi için altyapı ve denetim politikalarının gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, kaçırma suçlamasının somut delillerle desteklenip desteklenmediği, şüphelinin geçmişi ve benzer olaylarla bağlantısı kritik rol oynayacak. Ayrıca, bu tür vakalarda mağdurlara yönelik psikolojik destek ve aile içi iletişimin güçlendirilmesi, uzun vadeli toplumsal iyileşme için elzemdir.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Çocuklu araç kaçırıldığı iddiası ne kadar gerçekçi?

Polis, kaçırma iddiasını soruşturma kapsamında değerlendiriyor; şimdilik olay yerinde elde edilen kanıtlar ve tanık ifadeleri, aracın zorla alındığını gösteriyor.

Soru: Yaralıların sağlık durumu nedir?

Yaralılar, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altında; doktorlar durumlarının stabil olduğunu ve gözlem altında tutulduklarını belirtiyor.

Kaynak / Ajans: Haberturk

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Haberturk
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 01.10.2026 11:19 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Aydın’da Demirhan Mahallesi’nde Alkol Tartışması Kanlı Bitti

Erhan Yalçın, 37, Demirhan Mahallesi 1728 Sokak'ta alkol alırken başlayan tartışma kısa sürede ölüme dönüştü. 01.10.2026 tarihinde Sultanhisar’da meydana gelen olayda, H.B. (45) ve G.S....

Aydın'da Demirhan Mahallesi'nde

Erhan Yalçın, 37, Demirhan Mahallesi 1728 Sokak’ta alkol alırken başlayan tartışma kısa sürede ölüme dönüştü. 01.10.2026 tarihinde Sultanhisar’da meydana gelen olayda, H.B. (45) ve G.S. (37) ile birlikte alkol tüketen Yalçın, bir odun darbesiyle yere yığıldı. Olay yerinde yapılan ilk inceleme, Yalçın’ın anında hayatını kaybettiğini ortaya koydu.

Jandarma ve sağlık ekipleri, 15 dakika içinde olay yerine sevk edildi. Şüpheliler gözaltına alındı, Cumhuriyet savcısı ve inceleme ekipleri Yalçın’ın ölüm sebebini belirlemek amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırdı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Erhan Yalçın’ın olay yerinde anında ölü olduğu tespit edildi.
  • Resmi Veri / Açıklama: Şüpheliler H.B. ve G.S. jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.
  • Süreç / Sonraki Adım: Yalçın’ın ölüm sebebi için Adli Tıp Kurumu morgu incelemesi başlatıldı.

Olayın Detayları ve Sürecin İşleyişi

Demirhan Mahallesi 1728 Sokak’ta, alkol tüketen üç kişinin arasındaki anlaşmazlık, kısa sürede fiziksel çatışmaya dönüştü. Erhan Yalçın, bir odun parçasıyla başına vurulduktan sonra yerde kan içinde ölü olarak bulundu. Jandarma ekipleri, olay yerine 15 dakika içinde ulaşarak olay yerini güvence altına aldı ve ilk yardım ekipleri müdahale etti. Olay yerinde yapılan inceleme, Yalçın’ın anında hayatını kaybettiğini net bir şekilde belirledi.

Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları

Yerinde bulunan Jandarma Komutanlığı yetkilileri, olayın “hızlı ve şiddetli bir kavgaya dönüştüğü” şeklinde açıklama yaptı. Şüpheliler H.B. ve G.S., Sultanhisar İlçe Jandarma Komutanlığı’nda yapılan ifade işlemleri devam ederken, polis ekipleri olay yerinde delil topladı. Cumhuriyet savcısı, Yalçın’ın ölümüne ilişkin soruşturmanın devam ettiğini ve Adli Tıp Kurumu morguna gönderilen bedenin incelenmesiyle kesin ölüm sebebinin belirleneceğini duyurdu.

Bölgesel ve Sektörel Yansımalar

Bu tür olaylar, Aydın’ın sosyal yaşamının güvenlik düzeyine dair endişeleri artırıyor. Yerel halk, özellikle akşam saatlerinde düzenli olarak alkol tüketilen mekanlarda güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep ediyor. Polis ve jandarma ekipleri, benzer olayların önlenmesi için gece saatlerinde ek güvenlik görevlisi görevlendirme planlarını gözden geçirdi.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Usta gazeteci perspektifiyle, bu olayın ardındaki dinamikler yalnızca bireysel şiddetin ötesine geçiyor. Alkol tüketiminin artması, genç nüfusun sosyal yaşamını şekillendirirken, yasal düzenlemelerin yetersizliği, olayların sıkça yaşanmasına zemin hazırlıyor. Şüphelilerin gözaltına alınması, adli süreçlerin hızla ilerlemesiyle, yerel halkın güvenlik algısının yeniden şekillenmesini bekleniyor. Önümüzdeki dönem, polis ve jandarma ekiplerinin gece güvenliği stratejilerinde değişiklik yapması, benzer trajik olayların önüne geçilmesi açısından kritik rol oynayacaktır.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Yalçın’ın ölüm sebebi kesin olarak belirlendi mi?

Henüz Adli Tıp Kurumu morgu incelemesi tamamlanmadığı için kesin ölüm sebebi açıklanmadı.

Soru: Şüphelilerin yargı süreci nasıl ilerleyecek?

H.B. ve G.S., Sultanhisar İlçe Jandarma Komutanlığı’nda ifade işlemlerine tabi tutulacak; ardından yargı süreci, Cumhuriyet savcısı tarafından başlatılacak.

Kaynak / Ajans: Aydinkulis

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Aydinkulis
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 01.10.2026 11:03 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.