Yemen’de dört yıldır süren geçici sükûnet, Husi güçlerinin Kızıldeniz sahilindeki stratejik Muha Limanı’nı ele geçirmesinin ardından tamamen bozuldu. Ülkenin güneybatısındaki kilit geçiş noktası ve kültür başkenti konumundaki Taiz kenti çevresinde şiddetlenen çatışmalar, uluslararası ticaretin ve bölgesel dengelerin merkezindeki Babülmendep Boğazı’nı yeniden büyük bir krizin eşiğine getirdi.
Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri ile Husi milisleri arasında dağlık cephe hattında süren topçu ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları, binlerce sivili yerinden ederken insani dramı derinleştiriyor. Sahadaki son veriler, çatışmaların boyutunu ve bölgedeki askeri hareketliliğin ulaştığı tehlikeli seviyeyi gözler önüne seriyor.
- Kritik Gelişme: Husilerin 10 Eylül’de Taiz’in 85 kilometre batısındaki Muha Limanı’nı ele geçirmesiyle 4 yıllık ateşkes süreci resmen sona erdi.
- Resmi Veri / Açıklama: Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı, Eylül ayı içinde 130 binden fazla kişinin yerinden edildiğini, önümüzdeki 3 ayda 100 bin kişinin daha göç edebileceğini duyurdu.
- Süreç / Sonraki Adım: Husilerin Taiz’in güney bağlantı yollarını ele geçirmesi durumunda hükümet güçlerinin Muha’yı geri alma imkânının tamamen ortadan kalkacağı belirtiliyor.
Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi
Taiz çevresindeki askeri tırmanış, Husi milislerinin Kızıldeniz kıyı şeridinde kontrolü genişletme stratejisiyle yeni bir aşamaya evrildi. 10 Eylül tarihinde gerçekleşen Muha operasyonunun ardından, Husi güçleri hedeflerini yaklaşık bir milyon nüfuslu Taiz kentine çevirdi. Şehrin kuzey ve doğu kesimlerini ellerinde tutan Husiler, batı ve güney kanatlarına hakim stratejik tepeleri ele geçirmek için geniş çaplı taarruz hazırlıklarını sürdürüyor.
Uluslararası alanda tanınan Başkanlık Liderlik Konseyi yönetimindeki hükümet güçleri ise Aden ile Taiz arasındaki ikmal hatlarını korumaya çalışıyor. İki şehir arasındaki güzergâhta farklı komutanlıkların idaresindeki yaklaşık 30 kontrol noktasının bulunması, hükümet saflarındaki parçalı askeri yapıyı da sahaya yansıtıyor. Bölgedeki lojistik ve askeri koordinasyon zorluklarına rağmen hükümet birlikleri, savunma hatlarını takviye ederek Husilerin ilerleyişini durdurmayı amaçlıyor.
Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları
Bölgedeki sıcak çatışma hatlarından gelen saha raporları, savaşın yıkıcı etkilerini net biçimde belgeliyor. Cephe hattına en yakın noktalarda görev yapan hükümet askerleri, Husilerin bölgeye yoğun silah, mühimmat ve askeri danışman desteği aktardığını kaydetti. Çatışma bölgesindeki bir yetkili, ateş menzilinde kalan ancak Husilerin yoğun ateşi sebebiyle ulaşılamayan tarafsız alanda 18 hükümet askerinin cansız bedeninin bulunduğunu aktardı.
Husi yetkilileri birliklerini yeniden tertipleyerek büyük bir genel taarruza hazırlandıklarını resmen duyururken, hükümet kanadı da tüm senaryolara karşı hazırlıkların tamamlandığını beyan etti. Şehir merkezindeki Sevra Hastanesi’nden alınan bilgiler, yoğun bakım ünitelerinin tamamen dolduğunu ve yaralılar arasında keçi otlatırken havan şarapneliyle yaralanan 12 yaşındaki Ghana Nabeel gibi çok sayıda sivilin de yer aldığını gösteriyor.
Bölgesel ve Sektörel Yansımalar
Çatışmaların Kızıldeniz ile Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayan Babülmendep Boğazı’na sirayet etmesi, küresel enerji piyasalarında ve deniz taşımacılığında ciddi tedirginlik yarattı. Husilerin deniz ticaret rotalarını kontrol edebilecek konuma gelmesi, petrol fiyatlarında yukarı yönlü dalgalanmaları beraberinde getirdi. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçleri kıyı şeridindeki Husi mevzilerini hava harekâtlarıyla hedef alırken, Husiler de sınır ötesi füze ve İHA saldırılarıyla karşılık veriyor.
İnsani boyutta ise dram derinleşiyor. Taiz’in 20 kilometre güneyinde yer alan El Monig mülteci kampına sadece son 10 gün içerisinde 200 yeni aile sığındı. İç savaş nedeniyle hali hazırda 5,2 milyon kişinin yerinden edildiği ülkede, kaçış yolunda yakınlarını kaybeden ve yalınayak dağları aşmak zorunda kalan yüz binlerce aile temel gıda ve barınma imkânlarından yoksun şekilde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Taiz’de yaşanan son gelişmeler, Yemen’deki vekalet savaşının yönünü belirleyecek kritik bir kırılma noktasıdır. Husi güçlerinin Muha hamlesi, sadece bölgesal bir toprak kazanımı değil; Babülmendep Boğazı üzerindeki pazarlık gücünü maksimuma çıkarma stratejisidir. İran destekli Husiler, Suudi Arabistan ile yürütülen müzakere masasında elini güçlendirmek için stratejik Taiz kavşağını tamamen kilitlemeyi hedefliyor. Hükümet kanadındaki parçalanmış komuta yapısı ve askeri koordinasyon eksikliği ise savunma hatlarında ciddi zafiyet yaratıyor. Bu tablonun küresel pazarlara yansıması ham petrol fiyatlarında artış olurken, en ağır bedeli yine çatışma ortasında sürünerek hayatta kalmaya çalışan Yemen halkı ödüyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Taiz şehri Yemen iç savaşında neden bu kadar kritik bir öneme sahip?
Taiz, Yemen’in üçüncü büyük şehri ve kültür başkentidir. Kuzeydeki Husi kontrolündeki alanlar ile güneydeki hükümet bölgeleri arasındaki hayati kavşakta yer alması ve Kızıldeniz limanlarına giden güzergâhları denetlemesi nedeniyle stratejik kilit noktadır.
Soru: Çatışmaların tırmanması mülteci krizini nasıl etkiliyor?
Birleşmiş Milletler verilerine göre Eylül ayında 130 binden fazla kişi yerinden oldu. Önümüzdeki 3 ayda 100 bin kişinin daha evlerini terk etmesi bekleniyor. Ülkede hali hazırda yerinden edilmiş toplam insan sayısı 5,2 milyona ulaşmış durumdadır.
Kaynak / Ajans: Bbc