Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 81. BM Genel Kurulu yüksek katılım haftası kapsamında düzenlenen “İki Devletli Çözüm ve Gazze Kapsamlı Barış Planı” toplantısında, iki devletli barışın hayata geçirilmesinde sadece sözlerin yetmeyeceğini, somut adımların atılması gerektiğini vurguladı.
Guterres, uluslararası hukuka, BM Güvenlik Konseyi kararlarına ve 1967 öncesi sınırlarına dayalı bir Filistin devleti kurulmasının, bölgenin uzun vadeli istikrarı için tek güvenilir yol olduğunu hatırlatarak, İsrail’in yerleşim politikalarına karşı sert uyarıda bulundu.
- Kritik Gelişme: Guterres, işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu belirtti.
- Resmi Veri / Açıklama: BM Güvenlik Konseyi 2334 sayılı kararının on yıldan fazla bir süre sonra hâlâ tam anlamıyla uygulanmadığına dikkat çekildi.
- Süreç / Sonraki Adım: İki devletli çözümün hayata geçirilmesi için uluslararası toplulukların sözde kalmayıp somut politika ve eylemler üretmesi gerektiği vurgulandı.
Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi

Guterres, toplantıda, geçen yıl birçok ülkenin Filistin Devleti’ni tanıdığını hatırlatarak, bu tanımanın iki devletli çözümün temel taşlarından biri olduğunu yeniden teyit etti. Ancak, bu tanımanın sadece diplomatik bir beyan kalmaması gerektiğini, uluslararası hukukun ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının (özellikle 2334 sayılı karar) etkin bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Kararın on yılı aşkın bir sürede tam anlamıyla uygulanmaması, yerleşimlerin hızla genişlemesi ve Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te toprak kayıplarının artması, Guterres’in eleştirisinin temelini oluşturdu.
Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları
Guterres, sahada gözlemlediği yıkımlar, tahliyeler ve topraklara el konulması gibi uygulamaların, Filistinli aileleri evlerinden ve topraklarından uzaklaştırdığını, etnik temizlik ihtimaline ilişkin kaygıların artmasına neden olduğunu belirtti. Ayrıca, E1 yerleşim planının ilerletilmesinin, bağımsız, demokratik ve yaşanabilir bir Filistin devleti kurulma ihtimaline ağır bir darbe vuracağını ifade etti. İsrail yetkilileri ise güvenlik gerekçeleriyle yerleşim genişletme politikalarını sürdürüyor, ancak bu politikaların uluslararası hukukun çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği konusunda uluslararası toplumda artan bir baskı söz konusu.
Bölgesel ve Sektörel Yansımalar
Guterres, Gazze’de yıkım ve çaresizlik içinde yaşayan ailelerin somut destek almadan geleceğe dair vaatlerin inandırıcılığını yitirdiğini söyledi. Bölgenin ekonomik ve insani durumunun daha da kötüleşmesi, uzun vadeli barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak gösterildi. Ayrıca, iki devletli çözümün sadece Orta Doğu’da değil, küresel güvenlik, enerji istikrarı ve mülteci akını gibi geniş çaplı etkileri olduğu, bu yüzden uluslararası toplumun sorumluluğunun kaçınılmaz olduğu vurgulandı.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Guterres’in açıklamaları, BM’nin uzun süredir savunduğu iki devletli çözüm çerçevesinin hâlâ bir hayal olmaktan çıkmadığını, fakat pratikte bir dizi çelişki ve gecikmeye maruz kaldığını gösteriyor. İsrail’in yerleşim politikaları, hem uluslararası hukukun çiğnenmesi hem de bölgesel istikrarın sarsılması açısından kritik bir dönüm noktası. Bu durumun perde arkasında, ABD’nin bölgedeki politikaları, Avrupa Birliği’nin diplomatik çabaları ve Arap ülkelerinin tutumları gibi çok katmanlı bir dinamik bulunuyor. Guterres’in “sözlerin ötesine geçmek” çağrısı, sadece BM’nin değil, aynı zamanda büyük güçlerin de stratejik çıkarlarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ima ediyor. Önümüzdeki aylarda, BM Güvenlik Konseyi’nin yeni bir karar alıp almayacağı, uluslararası toplumun yerleşimlerin durdurulması yönündeki baskıyı artırıp artırmayacağı ve Filistin’in tanınması sürecinde yeni bir ivme kazanıp kazanmayacağı kritik parametreler olacak.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Guterres’in iki devletli çözüm çağrısı somut olarak hangi adımları içeriyor?
Guterres, İsrail’in yerleşim genişletme faaliyetlerinin durdurulması, BM Güvenlik Konseyi kararlarının tam olarak uygulanması, Gazze’ye insani yardımın sürdürülebilir bir şekilde sağlanması ve Filistin topraklarının geri alınması için uluslararası topluluğun ortak bir diplomatik çerçeve oluşturmasını talep ediyor.
Soru: BM Güvenlik Konseyi 2334 sayılı kararının uygulanmamasının sonuçları nelerdir?
Kararın uygulanmaması, İsrail yerleşimlerinin hızla büyümesi, Filistin topraklarının parçalanması ve bölgedeki barış sürecinin durma noktasına gelmesi anlamına geliyor. Bu durum, uluslararası hukukun zedelenmesi ve bölgesel istikrarın tehlikeye girmesiyle sonuçlanıyor.
Kaynak / Ajans: Aa
