Ne? Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fahri Kasım Göktaş, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu marjında New York’ta düzenlenen “Teknoloji Kaynaklı Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddetle Mücadele” temalı yuvarlak masa toplantısında, dijital şiddetin sınır tanımadığını ve uluslararası standartların acilen güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Nerede? BM Genel Merkezi, New York.
Ne Zaman? 23 Eylül 2026, saat 10.30’da gerçekleşen oturumda.
Kim? Göktaş, G77 ve Yükselen Ortaklar Bakanlar grubu içinde Türkiye’yi temsil ederken, platform temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası uzmanlar da katıldı.
Neden? Dijital teknolojilerin kadınların istihdam, eğitim ve karar alma süreçlerine erişimini artırması bir yandan da taciz, takip, sahte görüntü ve kişisel veri istismarı gibi yeni şiddet biçimlerine zemin hazırlaması.
Bu çerçevede Göktaş, Türkiye’nin 5. Ulusal Eylem Planı kapsamında KADES mobil uygulaması, elektronik kelepçe sistemi ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı siber suç birimi gibi somut araçlarla dijital şiddete karşı hızlı ve kararlı müdahale mekanizmaları geliştirdiğini belirtti. Bakan, “Dijital şiddet sınır tanımıyor; uluslararası iş birliği ve standartların güçlendirilmesi, mağdurlara güvenli başvuru kanalları sağlanması en kritik adımlardır” diyerek, politika ve uygulama alanındaki bütünleşik yaklaşımını özetledi.
- Kritik Gelişme: Türkiye, KADES uygulamasıyla 2018’den beri tehdit altında hisseden kadınlara tek tuşla kolluk desteği sunuyor.
- Resmi Veri / Açıklama: Bakan Göktaş, yapay zekâ ile üretilen sahte görüntülerin kadınları hedef almadaki riskine dikkat çekti.
- Süreç / Sonraki Adım: Uluslararası standartların güçlendirilmesi ve yaptırımların uygulanması için BM platformunda ortak bir çalışma grubu kurulması planlanıyor.
BM Toplantısında Sunulan Temel Mesajlar
Göktaş, konuşmasında dijital teknolojilerin iki yönlü doğasını vurguladı. Bir yanda eğitim, istihdam ve bilgi ekonomisine erişimi kolaylaştıran fırsatlar; diğer yanda ise cinsel taciz, izinsiz görüntü paylaşımı ve yapay zekâ destekli sahte içeriklerin kadınlar ve kız çocukları üzerinde yarattığı tehditler. “Platformlar, güvenlik önlemleri almazsa ayrımcılık ve istismar aracına dönüşebilir” diyerek, sorumlulukların sadece kullanıcılar değil, hizmet sağlayıcılar ve düzenleyiciler üzerine de düştüğünü belirtti.
Türkiye’nin Dijital Şiddetle Mücadele Araçları ve Yasal Çerçeve
Türkiye, 6284 sayılı Kanun’da özel hayatın ihlali, izinsiz görüntü ve ses paylaşımını suç sayarken, elektronik araçlarla işlenen cinsel taciz için ağır cezalar öngörüyor. Bakan Göktaş, bu mevzuatın yanı sıra şu somut adımları da aktardı:
- KADES mobil uygulaması: Kadınlar, acil durumlarda tek bir dokunuşla en yakın kolluk biriminden yardım talep edebiliyor.
- Elektronik kelepçe sistemi: Yüksek riskli mağdurlar ve şüpheli failler, İçişleri Bakanlığı iş birliğiyle izleniyor.
- Emniyet Genel Müdürlüğü siber suç birimi: Dijital taciz, veri sızıntısı ve yapay zekâ temelli sahte içeriklerle mücadeleye odaklı özel bir ekip oluşturuldu.
- Dijital Güvenlik ve Medya Atölyeleri: Kadın ve kız çocuklarının dijital okuryazarlığını artırmak üzere eğitim modülleri geliştirildi.
Bu önlemler, BM’deki diğer ülkelerle kıyaslandığında bölgesel bir örnek teşkil ediyor; ancak Göktaş, “Standartların uluslararası alanda tutarlı ve bağlayıcı hâle gelmesi için küresel bir çerçeveye ihtiyaç var” diyerek, mevcut uygulamaların yalnızca bir başlangıç olduğunu vurguladı.
Uluslararası Standartların Güçlendirilmesi İçin Önerilen Adımlar
Göktaş, BM G77 ve Yükselen Ortaklar Bakanlar grubu içinde şu önerileri sundu:
- Platformların içerik denetim protokollerinin şeffaflaştırılması ve bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması.
- Yapay zekâ tabanlı sahte içeriklerin tespiti için ortak teknik standartların geliştirilmesi.
- Uluslararası bir şikayet ve müdahale platformu oluşturularak, mağdurların sınır tanımayan erişim hakları güvence altına alınması.
- Üye devletlerin, dijital şiddetle mücadeleye yönelik yasal düzenlemeleri uyumlu hâle getirmesi ve ihlallerde etkili yaptırımlar uygulanması.
Bu öneriler, BM’nin “Dijital Haklar ve Kadın Güvenliği” başlıklı yeni eylem planının temelini oluşturabilir. Göktaş, Türkiye’nin deneyimlerini ve uygulama örneklerini paylaşmaya hazır olduğunu, ortak bir veri tabanı ve en iyi uygulama kılavuzları aracılığıyla küresel bir dayanışma ağı kurmanın mümkün olduğunu belirtti.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Bu konuşma, yalnızca bir uluslararası söylem değil; aynı zamanda Türkiye’nin dijital şiddetle mücadelede iç politikada attığı adımların bir dışa yansımasıdır. KADES ve elektronik kelepçe gibi teknolojik çözümler, devletin “teknoloji‑destekli koruma” modelini somutlaştırıyor. Ancak uygulama aşamasında karşılaşılan zorluklar – özellikle veri gizliliği, platform sorumluluğu ve yargı süreçlerinin hızı – hâlâ kritik bir eksikliği işaret ediyor. Göktaş’ın BM’deki çağrısı, bu boşlukları uluslararası bir çerçeveye oturtarak, ülkeler arası standartların eşitlemesi ve yaptırımların ortaklaşa uygulanması gerektiğine işaret ediyor. Gelecek yıl içinde BM’nin önerdiği teknik standartların kabul edilmesi, Türkiye’nin yerel uygulamalarını hem meşrulaştıracak hem de diğer gelişmekte olan ülkeler için bir model oluşturacaktır.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Dijital şiddetle mücadelede Türkiye’nin en etkili aracı hangisidir?
KADES mobil uygulaması, acil durumlarda tek tuşla kolluk desteği sunması ve 2018’den beri 12.000’den fazla kadın tarafından aktif olarak kullanılmasıyla, dijital şiddetin önlenmesinde en somut ve erişilebilir araç olarak öne çıkıyor.
Soru: Uluslararası standartların güçlendirilmesi süreci nasıl ilerleyecek?
BM G77 ve Yükselen Ortaklar Bakanlar Grubu, önümüzdeki 12 ay içinde bir teknik çalışma grubu kurarak platform sorumluluğu, yapay zekâ denetimi ve şikayet mekanizmaları üzerine ortak standartlar hazırlamayı hedefliyor. Bu standartların kabulü sonrası, üye devletler yasal uyum ve yaptırımları uygulamaya koyacak.
Kaynak / Ajans: Aa
