Aydın
•
Yayınlanma: 23.08.2026 09:13 | Güncelleme: 23.08.2026 09:13
•
📌 Haberturk
•
5 dk okuma
İstanbul'un Cihangir semtinde 14 Temmuz 1962 tarihinde işlenen ve Fransız vatandaşı Joslin'in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan gizemli cinayet, Türk kriminoloji tarihine geçen bir dedektiflik başarısıyla aydınlatıldı....
İstanbul’un Cihangir semtinde 14 Temmuz 1962 tarihinde işlenen ve Fransız vatandaşı Joslin’in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan gizemli cinayet, Türk kriminoloji tarihine geçen bir dedektiflik başarısıyla aydınlatıldı. Dönemin Cinayet Masası ekipleri tarafından yürütülen titiz soruşturmada, olay yerinde bulunan ve katil zanlısının elinin kesilmesiyle geride kalan ‘B’ grubu kan damlası, suçsuz bir kişinin haksız yere cezalandırılmasını önleyerek gerçek katili adalete teslim etti.
Evli ve iki çocuk annesi 28 yaşındaki genç kadının, apartmanın alt katındaki boş bir dairede vahşice katledilmesinin ardından başlatılan soruşturma, dönemin kısıtlı imkanlarına rağmen bilimsel yöntemlerle yürütüldü. Cinayeti üstlenen kapıcının itirafına rağmen, olay yerindeki kan grubu analizlerinin uyuşmaması üzerine derinleştirilen tahkikat, polisi 22 yaşındaki asker Noel Soris’e ulaştırdı.
- Cihangir’de 1962 yılında vahşice öldürülen Fransız Joslin cinayetinde, olay yerindeki ‘B’ grubu kan damlası en önemli maddi delil oldu.
- Cinayeti üstlenen kapıcı Mithat’ın itirafı, kriminal laboratuvardan gelen kan grubu raporu sayesinde asılsız çıktı ve suçsuz bir adamın mahkumiyeti önlendi.
- Erzincan’da bir sinema salonunda yakalanan 22 yaşındaki asker Noel Soris, kan örneğinin uyuşması üzerine vahşi cinayeti tüm detaylarıyla itiraf etti.
Boş Dairede Kan Donduran Keşif
Olay günü eşi Vivian’ın gazete okuduğu, çocuklarının ise hizmetçiyle parka gittiği esnada mutfakta mayonez hazırlayan Joslin, kapının iki kez çalınmasının ardından ortadan kayboldu. Eşinin uzun süre ses çıkmamasından şüphelenerek yaptığı aramalar, apartman merdivenlerinde ve alt kattaki boş dairenin önündeki yoğun kan izlerini ortaya çıkardı. Durumun bildirilmesi üzerine Fındıklı Polis Karakolu ekipleri, İtalyan asıllı bir aileye ait olan ve o sırada boş bulunan dördüncü kattaki dairenin kapısını kırarak içeri girdi.
Evde yapılan incelemede, yatak odasındaki dağınıklık ve boğuşma izleri dikkat çekerken, banyoda Joslin’in cansız bedenine ulaşıldı. Bıçaklanarak öldürüldüğü belirlenen genç kadının cinayetiyle ilgili olarak dönemin İkinci Şube Müdürü İhsan Vardar ve Cinayet Masası ekipleri derhal harekete geçti. Boş dairedeki mutfak rafında temizlenmiş gibi görünen ancak üzerinde tek bir kan damlası kalan ekmek bıçağı, katilin elini kestiğinin ve geride hayati bir delil bıraktığının ilk somut işareti oldu.
Asılsız İtiraf ve Kriminal Analizin Gücü
Soruşturma kapsamında ilk olarak apartman sakinleri, maktulün eşi Vivian ve kapıcı Mithat şüpheli sıfatıyla sorgulandı. Ağır sorgu altında kalan kapıcı Mithat, cinayeti kendisinin işlediğini itiraf edince gazeteler ‘Katil kapıcı çıktı’ manşetleriyle çalkalandı. Ancak İkinci Şube Müdürü İhsan Vardar, acele karar vermeyerek Polis Kriminal Laboratuvarı’ndan gelecek olan biyolojik analiz sonuçlarını beklemeyi tercih etti.
Kriminal laboratuvardan gelen rapor, cinayetin seyrini tamamen değiştirdi; zira olay yerinde ve bıçakta bulunan ikinci kişiye ait kan ‘B’ grubuydu. Soruşturma altındaki kocanın, kapıcının ve diğer şüphelilerin kan grupları incelendiğinde hiçbirinin ‘B’ grubu olmadığı anlaşıldı. Bu bilimsel veri üzerine, suçunu itiraf eden kapıcı dahil tüm şüpheliler serbest bırakıldı ve polis, elinde kesik yarası olan ‘B’ grubu kana sahip gerçek katilin peşine düştü.
Erzincan’da Sinema Salonunda Biten Kaçış
Soruşturmayı derinleştiren dedektifler, apartmanın 12 numaralı dairesinde yaşayan iki kız kardeşin yanına izne gelen 22 yaşındaki asker Noel Soris’in üzerinde yoğunlaştı. Cinayet günü ellerinde kesikler bulunan, üstü başı ıslak şekilde ablalarının çalıştığı pastaneye giden Noel, yaralarını ‘denize düştüm, midyeler kesti’ diyerek açıklamıştı. Şüphelinin, cinayet mahalli çevresinde soğukkanlılıkla dolaşarak polislere su ikram etmesi ve ardından alelacele Erzincan’daki birliğine dönmek üzere yola çıkması şüpheleri haklı çıkardı.
Erzincan’da sivil kıyafetlerle ‘İlyas Şenel’ sahte adıyla bir otelde kalan Noel, İstanbul polisinin titiz takibi sonucunda bir sinema salonunda ‘Devlerin Aşkı’ filmini izlerken kıskıvrak yakalandı. İstanbul’a getirilen ve kan grubu ‘B’ olarak tespit edilen zanlı, suçunu itiraf etmek zorunda kaldı. Noel, asansörde gördüğü ve kendisine gülümsediğini iddia ettiği Joslin’i, boş daireye hileyle indirerek burada feci şekilde katlettiğini ve iz bırakmamak için cesedi banyoya sürükleyip yıkadığını tüm detaylarıyla anlattı.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Joslin cinayeti ne zaman ve nerede işlendi?
Cinayet, 14 Temmuz 1962 tarihinde İstanbul’un Cihangir semtinde, Firüzağa’daki bir apartmanın alt katındaki boş bir dairede işlenmiştir.
Soru: Katilin tespiti nasıl sağlandı?
Cinayet aleti olan ekmek bıçağında ve olay yerinde bulunan ‘B’ grubu kan örneği, şüphelilerin kan gruplarıyla karşılaştırılmıştır. Yakalanan Noel Soris’in kan grubunun ‘B’ çıkması ve ellerindeki kesikler, katilin o olduğunu kesin olarak kanıtlamıştır.
Soru: Kapıcı neden serbest bırakıldı?
Kapıcı Mithat cinayeti önce itiraf etmiş olsa da, kan grubunun olay yerindeki ‘B’ grubu kanla uyuşmaması üzerine suçsuz olduğu anlaşılmış ve İkinci Şube Müdürü İhsan Vardar tarafından serbest bırakılmıştır.
Kaynak: Haberturk